2
Yorum
19
Beğeni
0,0
Puan
297
Okunma

kan sandım,
rüyaymış.
kıpkırmızıydı,
kan kırmızısı.
düştüğünde gördüm
ölmek nasıl bir şeymiş.
baktım öylece…
ten sararıyordu,
kan çekiliyordu yavaş yavaş.
can gidiyordu,
can.
ruh, bir kuş gibi,
terk ediyordu bedenini.
ama zaman durmuyordu,
vakit geçiyordu.
kan,
kararmaya başlamıştı.
içime bir sızı düştü.
üşüdüm.
sonra ürperdim.
tanığıydım her anın.
elimde silah yoktu,
ama
neredeyse bendim
diğer katili.
bilemedim.
şaşkındım.
çaresizdim.
aklım,
iradesini yitirmiş bir gölge gibi
savruluyordu.
sonra…
bir çığlık.
bir çığlık daha.
sesler.
gürültüler.
birbirine karışan konuşmalar.
ve aniden
herkes bulut gibi dağıldı.
sessizlik,
bıçak gibi düştü her bir yana.
baktım kana…
henüz tam kararmamıştı.
anladım ki,
rüyadaydım.
ama
kan düştüğünde o,
çoktan ölmüştü.
yaşamıyordu artık.
kefili olduğu her şey,
terk etmişti onu.
ya da
kefil olanlar,
hangi çağın gergefinde olduğunu unutarak.
bilmeden veda etmişti önce,
kanına…
sonra
ruhuna.
nefesi
sıkışırken,
tükeniyordu.
biri
rüyaydı belki.
ama her yerde,
aynı trajedi yaşanıyordu.
kimine zaman tükeniyordu,
kiminde
can.
*
Mehmet Demir
29319
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.