2
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
604
Okunma

tenimi soyundum.
kendi anlamından kaçan bir cümle gibi
dilinden düşen tanrısızlıkla yüzleştim.
o gece
karanlık kapıyı çalmadı
ben yine de açtım
ve sen
ışığı unutan bir yaranın içinden
ışık gibi geldin
başka bir yüzle gelsen
tanıyamazdım.
gövdemin çizdiği o ilk hatıra
kimin alnına yazıldıysa artık
o hatırada barınamadı dualarım
beni ete kemiğe bürünmemiş halimle hatırlıyordun.
senin adına bir mezar kazıldı
ama içine ben gömüldüm
bu çağda henüz kutsal sayılmadığı için dudakların
ağzımda bir lanet taşıyorum
o ilk çığlığı hiç duymadın
dişlerimle kazıdığım.
bütün kelimelerinle çığlık atarken çekildim sana
yüzü olmayan bir şeytanın
maskesiydi taşkınlığın.
bir kıyametin ateşini fitilledik
ve tutuştu eteklerindeki tanrı zerreleri
yanmayan yalnızca
üstüne fısıldanmış dualar kaldı kalçalarının.
beni bağışla
ben aşkı değil
rahim çiziklerini sevdim
sana dokunan evrenin sürtünme izlerini.
tanrıların bile adım atmaya korktuğu o karanlığı
avucumda uyuttum
doğayı inkar edip
yalnız senin içindeki tahribatın
cezbesine eğildim.
eksik bir yaratımın
çatlaklarından akan mürekkep gibi
bir kez daha yazacak olursan beni
tenime harf değil
bir dövme kazı.
kara
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.