1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
443
Okunma
bir günaydın mesajı gibi kırıldı sabah
güneş, karla iş birliği yapıp beyazlattı her yeri
bir kuş ötmeye çalıştı
rüyadan uyanmak sanki bir ceza değil
otomatik güncellemeydi.
sokağa çıkınca gökyüzüne bakmıyorum artık
çünkü o da orada olmaktan utanıyor
bulutlar sıraya girmiş
hepsi memur
hepsi gri.
bir kadının çantasından
portakal kabuğu düşüyor
yerdeki çöp
ben daha renkliyim diye bağırıyor
bir çocuk ağlıyor
bir adam gülüyor.
her şey bir şeyler hissediyor.
ben de hissediyorum
ama tanımlayamıyorum
sanki beynimin içinde uykulu bir sekreter
her gün 8 den 17 ye
hatırlamam gereken her şeyi
önemsiz klasörüne taşıyor
bir de üstüne para veriyorum.
tabelalar artık yol göstermiyor
sadece kim olduğumu unutmamı istiyorlar
sırf beklemekle ilgili metafor yazmak için
kendimi bir otobüs durağında unutuyorum
kimse gelmiyor.
düşüncelerim var
hepsi iç ses olarak kalıyor
çünkü dışarısı çok soğuk
geçenlerde en hayal mayal olanı kaçmaya çalıştı
güç bela yakaladım
ve babannemin ayaklı dikiş makinesine sakladım
o volan yok mu
hani, babannemin dilsiz metronomu
tutunmuş şimdi ona
arabacılık oynuyor.
bir kadın geçti yanımdan
ve mevsimi değiştirdi parfümüyle
bir anlığına kardan yaz yaptık birlikte
ama sonra o da kendi mevsimine döndü.
beraber ısındık
yalnız üşüdüm.
bir kafeye oturdum
karşımdaki sandalyeye hayalimi oturttum
sipariş vermedi
garson tek mi diye sordu
gülümsedim
çünkü artık bir menüsü vardı yalnızlığın
ve ben her türünü zaten tatmıştım.
nihayet eve döndüğümde
kapının önünde tereddüt ettim
çünkü içeri girmek kendime yaklaşmaktı
yine de girdim, çünkü
dışarısı hala soğuktu.
gece geldi
dizime oturdu
sırtımı kaşıdı
sonra kulağıma fısıldadı
yarın da böyle olacakmış.
başımı yastığa koydum
uyumadım
ama rüyaya benzer bir yerde
kendimi yeniden tanıdım.
adım kimliksiz
yaşım bugün
durumum belirsiz.
kara
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.