1
Yorum
33
Beğeni
0,0
Puan
522
Okunma
El değil, ayağından öpülesi kadın!
Bayramsızlığıma eklendin…
Ve adım Hayret’ti!
Adımların arasında virgül miktarı duraklarda şaşkın
Nihavent makamından hüzzama geçiş kadar yorgunum
Birkaç busenin arasında kapan gözlerim sürsün rüyalarım
Ben sana tutkun kalmanın haricinde bir kabahat işlemedim!
Adım Hasret’ti!
Arda kalan zamanların yalnızlığında bir tutam çim özlemi
kızıl kumlar deltasında bir çukur gömütü kadar inlemekli
Heyhat şimdi alnımdan öper karanlık
Yoksun, olmayacak duanın amininde eller perişan
Dil kekeme!
Adım Meçhûl’dü!
Bilinmezlikler ummanında alacalar sarılmış
Kifayetsiz noktalar birleşiminden prangalar dolanmış
Ey yeşilin kök saldığı kılcal köprüler söyle!
Neler taşırsın da toprağından bu renklerin bezemesi kimden?
Ben bilmem ki unuttum da kimliğimi
Alıcısı olmayanların toplandığı ardiyede pahasız
Vatansız mültecilerin kampında bahtsız!
Adım Ney’di!
Her ayna zahirinde usulsüz bakışların kurbanlığında
Semazenin alevli akışlarında buluyorum kendimi, neden?
Silinen zamanın biriken anların kumbarasında yoksun
Taşında yazan ismin haricinde bir bilsen benliğimde ne çoksun!
Ey Sevdam!
Her kelamım sana eksik sana değer tek tümce üretemeyen
İki hecelik ismine koca ömür giydirsem
Ben yine çırılçıplak, acımın zerresini dahi örtemem!
Sahi? Adın Ney’di!
Söyleyemeyen dilim unutmuş olamaz
Gök renginden mil çekseler gözüme
Silüetin kazınmış silinmez benliğime!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.