----Hiç düşündünüz mü Cahiller neden bu kadar mutlu----
Rengarenk bol dedikodulu varoşta Gecekondumla sınırlı konfor alanımda Biri karnımda diğerleri başıboş sokakta Üremeyi marifet saydığım altı çocukla Dizideki zengin sarışını taklit eden Pazar malı ucuz topuklu pabuçlarımla Kenar mahalle dilberi kıvamında Olsaydım keşke
Küçümen boş dünyamda Bakan/baktığını görmeyen Düşünmeyen/düşünmek istemeyen Öğrenmeyen/öğrenmeyi sevmeyen Ama her şeyi herkesten iyi beceren Kuyruğu kapıya sıkışınca Ben bilmem ‘’beyim bilir’’ diyen Kadın olsaydım bende
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Sayın Edebiyat defteri kalemleri ve sayın okuyucum
Şiirim konusunda bir açıklama yapma gereğini hissettim.
Son 30 yıldır din adı altında birtakım şarlatanlar ve siyasi islam denen ucubeyi laik devletimize enjekte edenler herkesin bildiği gerçekler. Taşradaki geleneksel tarz belli bir yaşın üstündeki kadınlarımıza diyeceğim tek bir kelime yok. Onları konu dışı bırakıyorum.
Belli tv kanallarında sürekli olarak kadını aşağılayan şiddeti körükleyen ve tüketim çılgınlığına yol açan onlarca gerçekçi olmayan dizi var. Bu diziler metropollerde yaşayan her kadının öyle olduğu gibi bir izlenim yaratıyor.
Bugün sarıklı cübbeli ahmet mehmet mahmut gibi tipler kendi eril haklarını korumak için maalesef insanları bu şekilde kandırarak para kazanmanın peşindeler. Bu ucube yalancı yaratıklar asla ve asla bir kadının okumasını aydınlanmasını istemezler. Çünkü okuyan ve aydınlanan her kadın bilinçlenir, ona göre evlat yetiştirir. Cahil avcılarının en korktuğu şey kadınların belli bir bilinç düzeyine gelerek haklarını aramasıdır.
Şöyle bir örnek vermek istiyorum. Biz Türk'üz. Türk olarak doğduk ve Türk olarak yaşıyoruz ve Türk olarak öleceğiz. Yüzlerce hatta bin yılın üzerinde dir Türkçe konuşuyoruz. Arapça ne ana dilimiz ne de resmi dilimiz. Kuran'ı Kerim'i türkçe okumak günah diye bir terane tutturuldu. Neden? Kuran'ın mealini okuyunca insanlar gerçekleri görecek ve 'hadi ordan bu kuran'da yok' diyecek. Bütün sosyal medya platformlarında (bu site de dahil) ayetler paylaşılır. Hiç itirazım yok. Ama bir El Ahzab suresi baştan sona paylaşılmaz. Nedeni çok basit. erkeklerin işlerine gelmeyen şeyler var surede. Neden kadınlar bunu öğrensin ki.
Şehirli kadınların bir çoğu (hemen hemen kadın nüfusunun yarısı) bu abuk sabuk insanların etkisi altında. Sadece varoş değil....
Ben laik CUMHURİYET KADINIYIM. öylede kalacağım. Bütün mücadelem buna maruz kalan kadınlarımız için. Bir tanecik kadınımızı, kızımızı bile aydınlatmak, eğitimini sağlamak adına yıllardır belli platformlarda mücadele veriyorum.
Demem o ki... NE KADAR OKUMUŞ BİLİNÇLİ HALE GELMİŞ KADIN O KADAR AYDIN TOPLUM......
Mücadele ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Coğrafyamızın kaderimiz olmaması benim ve sizin gibi ebeveynlerin yetiştireceği gençler sayesinde olacak. Tek bir kadına, evlada faydam dokunabiliyorsa ne mutlu bana...
Mücadele ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Coğrafyamızın kaderimiz olmaması benim ve sizin gibi ebeveynlerin yetiştireceği gençler sayesinde olacak. Tek bir kadına, evlada faydam dokunabiliyorsa ne mutlu bana...
Mükemmel şiiri ve dahi göğüs kabartan açıklama yazısını dün bir türlü okuyamadım. Böylesine sağlam duruşlu, ata'sına yakışır bir "Türk kadını" ile tanış olmanın gururunu yaşıyorum. Gönül dolusu tebriklerim ve en derin saygılarımla...
Ben açıklamamda da belirttiğim gibi Atatürk İlke ve devrimlerinin yolundan asla şaşmayan, dini değerleri kendi vicdanımda yaşayan her bir türk kızı ve kadınının okuması ve bilinçlenmesi için yıllardır didinen uğraşan aydın açık görüşlü ve kanımın son damlasına kadar bu mücadelemden vazgeçmeyecek bir kadınım.
Bu özelliğimden dolayı da gurur duyuyorum.
Din 8-10 tane şarlatan ve soytarıya bırakılmayacak bir konu. Kutsal kitapların türkçe meallerini okuyan bir kişi olarak sorguladığım binlerce şey olduğu için burada din ile ilgili yazı yazmayacağım. Din insanın içindedir, ahlakıdır, vicdanıdır.
Üzüldüğüm nokta pırıl pırıl kadınlarımızın din adı altında tuzağa düşürülerek beyinlerinin yıkanması, köleleştirilmeye çalışılması, araplaştırılmaya çalışılması ve toplum hayatından kopartılarak sadece çocuk doğurma makinası ve kocanın hizmetkarı haline getirilmeye çalışılmasıdır.
Yazdığım ve yayınladığım Absürd Kıskançlık kara mizahın ta kendisi. Bir şiir formunda yayınladım sadece. Edebi bir özelliği yok. Ağdalı süslü cümlelere sahip değil. Gereksiz betimlemelerde kullanılmadım. Üstelik orijinal hali çok daha sert ve sivriydi. Bu yumuşatılarak yayınlanmış şekli. Neyse.........Toplumsal gerçekleri ve sosyal çürümenin nasıl planlı örgütlü ve sistemli bir şekilde toplumumuza enjekte edildiğini kendi üslubumla yazdım sadece. ''Aptal Olsaydım keşke'' de aptal cahillik yerine kullanılmıştır. Aldatılmış beyni yıkanmış yerine de geçer.
Sizin gibi aydın ileri görüşlü Atatürk ilke ve devrimlerini kendisine rehber edinmiş bir Türk beyefendisi ve saygın bir kalemin tanışı olmaktan gurur ve onur duyduğumu bilmenizi isterim.
Gönül dolusu teşekkürlerim saygım selamım ve sevgimle kalınız
Ben açıklamamda da belirttiğim gibi Atatürk İlke ve devrimlerinin yolundan asla şaşmayan, dini değerleri kendi vicdanımda yaşayan her bir türk kızı ve kadınının okuması ve bilinçlenmesi için yıllardır didinen uğraşan aydın açık görüşlü ve kanımın son damlasına kadar bu mücadelemden vazgeçmeyecek bir kadınım.
Bu özelliğimden dolayı da gurur duyuyorum.
Din 8-10 tane şarlatan ve soytarıya bırakılmayacak bir konu. Kutsal kitapların türkçe meallerini okuyan bir kişi olarak sorguladığım binlerce şey olduğu için burada din ile ilgili yazı yazmayacağım. Din insanın içindedir, ahlakıdır, vicdanıdır.
Üzüldüğüm nokta pırıl pırıl kadınlarımızın din adı altında tuzağa düşürülerek beyinlerinin yıkanması, köleleştirilmeye çalışılması, araplaştırılmaya çalışılması ve toplum hayatından kopartılarak sadece çocuk doğurma makinası ve kocanın hizmetkarı haline getirilmeye çalışılmasıdır.
Yazdığım ve yayınladığım Absürd Kıskançlık kara mizahın ta kendisi. Bir şiir formunda yayınladım sadece. Edebi bir özelliği yok. Ağdalı süslü cümlelere sahip değil. Gereksiz betimlemelerde kullanılmadım. Üstelik orijinal hali çok daha sert ve sivriydi. Bu yumuşatılarak yayınlanmış şekli. Neyse.........Toplumsal gerçekleri ve sosyal çürümenin nasıl planlı örgütlü ve sistemli bir şekilde toplumumuza enjekte edildiğini kendi üslubumla yazdım sadece. ''Aptal Olsaydım keşke'' de aptal cahillik yerine kullanılmıştır. Aldatılmış beyni yıkanmış yerine de geçer.
Sizin gibi aydın ileri görüşlü Atatürk ilke ve devrimlerini kendisine rehber edinmiş bir Türk beyefendisi ve saygın bir kalemin tanışı olmaktan gurur ve onur duyduğumu bilmenizi isterim.
Gönül dolusu teşekkürlerim saygım selamım ve sevgimle kalınız
Gösterdiğiniz duyarlılık için çok teşekkür ederim. Güzel vatanımın ATATÜRK ilkeleri ile büyümüş bir CUMHURİYET kadını olarak aydınlanma uğruna her mücadelenin yanında ve içindeyim.
Gösterdiğiniz duyarlılık için çok teşekkür ederim. Güzel vatanımın ATATÜRK ilkeleri ile büyümüş bir CUMHURİYET kadını olarak aydınlanma uğruna her mücadelenin yanında ve içindeyim.
Dünyada her şey kadının eseridir. Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar. M.K.Atatürk
"Akıllı olup dünyanın kahrını çekeceğine deli ol, dünya senin kahrını çeksin." Delilik mi, aptallık mi? Yoksa saf görünmek mi? Aklıma mukayyet olurum inşallah. Saygıyla....
yazdıklarınızı hiç biri değil bu şiirdeki ironi. Uzun yıllardır planlı ve sistemli bir şekilde köleleştirilmeye çalışılan eğitimsiz bırakılıp temel görevi çocuk doğurmak üzerine ve erkeğe hizmet etmek için cübbeli cübbesiz soytarılar ile tepedekilerin aydınlanmasına izin verilmeyen kadınlar için yazıldı.
Ülkem kadınlarının getirilmeye çalışıldığı durum ve güzel ülkemin araplaştırılmasına kara mizahla karşı çıkışım.
En az 3 çocuk diyenlerin iktidarında yaşıyoruz malum.......
yazdıklarınızı hiç biri değil bu şiirdeki ironi. Uzun yıllardır planlı ve sistemli bir şekilde köleleştirilmeye çalışılan eğitimsiz bırakılıp temel görevi çocuk doğurmak üzerine ve erkeğe hizmet etmek için cübbeli cübbesiz soytarılar ile tepedekilerin aydınlanmasına izin verilmeyen kadınlar için yazıldı.
Ülkem kadınlarının getirilmeye çalışıldığı durum ve güzel ülkemin araplaştırılmasına kara mizahla karşı çıkışım.
En az 3 çocuk diyenlerin iktidarında yaşıyoruz malum.......
Sevgili Ay Parçası; şiirin anlatmak istediği kıskançlık absürt, evet, ama tartışılır bir karekter sahip. Anlatıdaki ironiyi anlamakla beraber, yanlış anlaşılmasından kaygı duyduğum noktalar var: Taşralı kadınların yaşamlarından, koşullarından pek memnun olduğunu sanmıyorum. Çoğu kez özgür bir irade ve bilinçle yapılmış bir tercih değil o yaşam. "Zengin sarışın"lara uzaktan hayranlık beslemeleri, hatta onlar gibi olma hayalleri, o dünyaya yabancı olmalarından ki çok doğal ve anlaşılır...
Söylemek istediğim, toplumsal; yani ekonomik ve sosyal nedenlerdir o kadınları o yaşamda esir tutan...
Evet, dileriz ki, yurdumuzdaki ve dünyadaki her kadın, kendini geliştirecek şartlara ve haklara sahip olsun; özgürlüğü kısıtlanmasın ve kendi kaderini kendi tayin edebilen birey olsun. Ancak yine biliyoruz ki, böyle bir değişime engel olan erk ve eril de yasaları güdümünde tutan bir faşist konumunda...
Maalesef, biz kadınların kat etmesi gereken yol henüz pek uzun...
Şiirin bana kısaca düşündürdükleriydi.
Teşekkürler, selamlar çokça.
Tüya tarafından 8.1.2025 17:25:34 zamanında düzenlenmiştir.
Hiç kimse hiç bir şart altında benim beynimi yıkayamaz. O tarz hiç bir dayatmaya maruz kalmadım ama toplumun genelinin analizini yapacak yaş eğitim ve konumdayım.
Ben laik CUMHURİYET KADINIYIM. öylede kalacağım. Bütün mücadelem buna maruz kalan kadınlarımız için. Bir tanecik kadınımızı, kızımızı bile aydınlatmak, eğitimini sağlamak adına yıllardır belli platformlarda mücadele veriyorum.
İnşallah dediğin gibi olur. Bu güzel ülkem yeni bir Afganistan olmaz. Gerçekten üzülüyorum çünkü.
Öncelikle açıklık getirdiğin için teşekkür ederim, Ay Parçası.
Sözünü ettiğin dizileri ve karekteri ne tanıyor ne de izliyorum. Ancak sizin, o tür beyin yıkama metodlarına fazlasıyla maruz kaldığınızın farkındayım, çünkü üzülerek okuyor ve duyuyorum.
Artık tüm umut mücadeleci, dirençli kadınlarımızda; aydın ve çağdaş erkeklerin desteğinde. Onlardır, ülkenin yeni bir Afganistan'a dönüştürülmesine müsade etmeyecek olanlar, bütün engel ve zorluklara rağmen.
Sevgili Tüya, Yazdığın her noktada haklısın. Ancak benim vurgulamak istediğim konu çok daha derin. Son 30 yıldır din adı altında birtakım şarlatanlar ve siyasi islam denen ucubeyi laik devletimize enjekte edenler herkesin bildiği gerçekler. Taşradaki geleneksel tarz belli bir yaşın üstündeki kadınlarımıza diyeceğim tek bir kelime yok. Onları konu dışı bırakıyorum.
Belli tv kanallarında sürekli olarak kadını aşağılayan şiddeti körükleyen ve tüketim çılgınlığına yol açan onlarca gerçekçi olmayan dizi var. Bu diziler metropollerde yaşayan her kadının öyle olduğu gibi bir izlenim yaratıyor.
Bugün sarıklı cübbeli ahmet mehmet mahmut gibi tipler kendi eril haklarını korumak için maalesef insanları bu şekilde kandırarak para kazanmanın peşindeler. Bu ucube yalancı yaratıklar asla ve asla bir kadının okumasını aydınlanmasını istemezler. Çünkü okuyan ve aydınlanan her kadın bilinçlenir, ona göre evlat yetiştirir. Cahil avcılarının en korktuğu şey kadınların belli bir bilinç düzeyine gelerek haklarını aramasıdır.
Şöyle bir örnek vermek istiyorum. Biz Türk'üz. Türk olarak doğduk ve Türk olarak yaşıyoruz ve Türk olarak öleceğiz. Yüzlerce hatta bin yılın üzerinde dir Türkçe konuşuyoruz. Arapça ne ana dilimiz ne de resmi dilimiz. Kuran'ı Kerim'i türkçe okumak günah diye bir terane tutturuldu. Neden? Kuran'ın mealini okuyunca insanlar gerçekleri görecek ve 'hadi ordan bu kuran'da yok' diyecek. Bütün sosyal medya platformlarında (bu site de dahil) ayetler paylaşılır. Hiç itirazım yok. Ama bir El Ahzab suresi baştan sona paylaşılmaz. Nedeni çok basit. erkeklerin işlerine gelmeyen şeyler var surede. Neden kadınlar bunu öğrensin ki.
Şehirli kadınların bir çoğu (hemen hemen kadın nüfusunun yarısı) bu abuk sabuk insanların etkisi altında. Sadece varoş değil....
Demem o ki... NE KADAR OKUMUŞ BİLİNÇLİ HALE GELMİŞ KADIN O KADAR AYDIN TOPLUM......
Hiç kimse hiç bir şart altında benim beynimi yıkayamaz. O tarz hiç bir dayatmaya maruz kalmadım ama toplumun genelinin analizini yapacak yaş eğitim ve konumdayım.
Ben laik CUMHURİYET KADINIYIM. öylede kalacağım. Bütün mücadelem buna maruz kalan kadınlarımız için. Bir tanecik kadınımızı, kızımızı bile aydınlatmak, eğitimini sağlamak adına yıllardır belli platformlarda mücadele veriyorum.
İnşallah dediğin gibi olur. Bu güzel ülkem yeni bir Afganistan olmaz. Gerçekten üzülüyorum çünkü.
Öncelikle açıklık getirdiğin için teşekkür ederim, Ay Parçası.
Sözünü ettiğin dizileri ve karekteri ne tanıyor ne de izliyorum. Ancak sizin, o tür beyin yıkama metodlarına fazlasıyla maruz kaldığınızın farkındayım, çünkü üzülerek okuyor ve duyuyorum.
Artık tüm umut mücadeleci, dirençli kadınlarımızda; aydın ve çağdaş erkeklerin desteğinde. Onlardır, ülkenin yeni bir Afganistan'a dönüştürülmesine müsade etmeyecek olanlar, bütün engel ve zorluklara rağmen.
Sevgili Tüya, Yazdığın her noktada haklısın. Ancak benim vurgulamak istediğim konu çok daha derin. Son 30 yıldır din adı altında birtakım şarlatanlar ve siyasi islam denen ucubeyi laik devletimize enjekte edenler herkesin bildiği gerçekler. Taşradaki geleneksel tarz belli bir yaşın üstündeki kadınlarımıza diyeceğim tek bir kelime yok. Onları konu dışı bırakıyorum.
Belli tv kanallarında sürekli olarak kadını aşağılayan şiddeti körükleyen ve tüketim çılgınlığına yol açan onlarca gerçekçi olmayan dizi var. Bu diziler metropollerde yaşayan her kadının öyle olduğu gibi bir izlenim yaratıyor.
Bugün sarıklı cübbeli ahmet mehmet mahmut gibi tipler kendi eril haklarını korumak için maalesef insanları bu şekilde kandırarak para kazanmanın peşindeler. Bu ucube yalancı yaratıklar asla ve asla bir kadının okumasını aydınlanmasını istemezler. Çünkü okuyan ve aydınlanan her kadın bilinçlenir, ona göre evlat yetiştirir. Cahil avcılarının en korktuğu şey kadınların belli bir bilinç düzeyine gelerek haklarını aramasıdır.
Şöyle bir örnek vermek istiyorum. Biz Türk'üz. Türk olarak doğduk ve Türk olarak yaşıyoruz ve Türk olarak öleceğiz. Yüzlerce hatta bin yılın üzerinde dir Türkçe konuşuyoruz. Arapça ne ana dilimiz ne de resmi dilimiz. Kuran'ı Kerim'i türkçe okumak günah diye bir terane tutturuldu. Neden? Kuran'ın mealini okuyunca insanlar gerçekleri görecek ve 'hadi ordan bu kuran'da yok' diyecek. Bütün sosyal medya platformlarında (bu site de dahil) ayetler paylaşılır. Hiç itirazım yok. Ama bir El Ahzab suresi baştan sona paylaşılmaz. Nedeni çok basit. erkeklerin işlerine gelmeyen şeyler var surede. Neden kadınlar bunu öğrensin ki.
Şehirli kadınların bir çoğu (hemen hemen kadın nüfusunun yarısı) bu abuk sabuk insanların etkisi altında. Sadece varoş değil....
Demem o ki... NE KADAR OKUMUŞ BİLİNÇLİ HALE GELMİŞ KADIN O KADAR AYDIN TOPLUM......
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.