12
Yorum
44
Beğeni
5,0
Puan
702
Okunma
Biraz kırgın çiçeklerim biraz da solgun yüzüm,
Bir de kalemden kağıda ağlayan şiirlerim var
Gerisi mi? Hiçlik.
Hani köşe taşıydın ya sen hayatımın
Sen olmazsan olmazımdın ya
Bilmediğim bir coğrafyada beni yalnız bıraktın
Uzak şehirlere gittin
Bense içimi acıtan şiirlerime döndüm
Gece yorganım gibi sarıp sarmalayan...
Gökyüzü Güneş’i doğurmuyor, doğmuyor artık güneş
Ve gündüzler ve geceler ve asırlar boyu kar yağsa
İçimdeki bu kor, bu hasret söner mi?
Ya gözlerimde ki, bu hüzün yüzünü görsem geçer mi?
Annemin diliyle geldim sana
Kader öne geçince akıl durur diyordu
Her yüzüme baktığın da.
Durdu aklım, durdu fikrim, durdu zaman
Tüm mevsimler soluk yapraklı güz.
Hafif hafif esen Garbi yeli değdi sarı saçlarıma.
Bir ferahlık verdi yangıma
Annemin elleri gibi hissetim
Lâkin ben yine sâdece hissettim annemin ellerini
Ve ürperdim
Esen yel ile gelen ölü toprak kokusunda
Ben münzevi
Kaçtıkça kaçtım herkesten
Senden sonra Kimseyi istemedim
Sağım solum hep mihnet
Sabrettikçe yüceleşir insan dediler
Düştükçe düştüm
Sabrettikçe yoruldum
Mükafatım göğsüm de yumruk,
Sırtımda yumru sevdamın ihaneti.
Yine yıldız falında çıktı falcı bacının yalan kehaneti
Güzel günler gelecekti.
Keşke, inanmasaydım yalancılara
Ve umut dağıtan falcılara
K e ş k e inanmasaydım.
#hüzünlükent Narin
5.0
100% (21)