0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
273
Okunma

gök isyan
yutkunsam
içime dökülecek topladıklarım
gelip boğazıma duruyor
ağız dolusu gök yırtan isyan
daraldım yürümeye, yüzlere bakmaya
birer birer bakmaya daraldım.
karanlık pençeliyor sineyi
sokağa çıkıyor gülün dikenin kokusu
çoğunun kirlenmiş yürekleri
bakışlarında aynı hırs
aynı içe dönük yansımalar
görmüyorlar
riyakâr nefreti asılmış yüzümü
bu yaşam rüzgârına kızgın gözlerimi
görmüyorlar
durduruyor ağzımda dilimi bastıran tıkaç.
yüzüme intihar şiddeti vuran
bu keşmekeş bu depremler yaşatan
bunalımlı sokaklarda yoksul ölü evleri
isyanları karadan da kara olan
savunmasız gözlerin koynunda
biliyor musun kimsesiz çocuklar sus içinde.
ekmek alınmaz bir irilikte bilinsin artık
daralmış ceplerime inceldikçe incelmiş ellerim
hüküm sarmış ipliğini düğümlemiş körlüğe.
tutmak birinin elinden, omuzlamak ötekini
sevgiyle uzandıkça gözlerdeki korkuya
yüreğime düşen sancıyla gülüyorum
kimin hakkı, bu şehirde birlikte yaşamak
çalan kol kola gezerken çaldıranla, kimin hakkı?..
durdurmalı olanları, bir dağ kanatlarını açmalı
uçurmalı şarkılarla türkülerle güvercinleri
birlikte yaşarken bir halkın da onuru olmalı.
zeki kırhan
ağır sesler kitabımda
sayfa: 22 de
5.0
100% (2)