0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
221
Okunma
Yalnızlığın içinden süzül de gel çocuk ev
gözyaşımı sil dinmeyen acılarımı sev
Yıkmışlar duyduğumda bir kötü oldu içim
dedim ki kendime şu dünya ne biçim
Merdivenlerinden indim çıktım koşarak
ağlıyor şimdi kalbim mazideki halime bakarak
Duvarına çizdiğim resim hatıralara gömüldü
sımsıcak damlalar yanaklarıma süzüldü
İşte şurası annemle babamın şurası bizimdi
karların üstünde yok olan minik ayak izimdi
İlkbahar gelince ağaçlar birer gelin olurdu
bülbüller sabahlara kadar öter dururdu
Gül kokuları sarıp sarmalardı dört bir yanı
hanımeli beyaz zambak annem gibi kokardı
Yalnızlığımı kucakla bağrına bas beni
rüyalarımı pembeye boya bırakma ellerimi
Annem babam ve dört kardeş
cennetteydik sanki meleklere eş
İçimde yaşıyorsun hâlâ capcanlı ve ayakta
bekliyor gibiyim okula yetişmek için durakta...
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (3)