0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
295
Okunma
Önce yaşadım. Sonra anlatmaya başladım..
Asır önceydi topyekûn arbedem
Mukavemetimi kaybetmeden arayışa koyuldum
Mualla, seni aramakla meşgulken
Boşluğa düşürdü beni anlık gelişin
Sana kırmızı halılar sermekti niyetim Mualla;
Bu kadar erken karşılaşmak hayaldi
Çıplak gözle görmeye başlayınca
Gerçeklikte belirmeye başladı
Hemen bir masa sandalye çektim sana
Yorulmuşsundur o kadar yoldan geldin
Sana ravzalar yetiştirecek ruhumun
Turabıma tohumlar getirmişsin
Ama yetmiyor ki Mualla;
Geceden sabaha olan
İnanmışlık dürtüsü reyhan çiçeklerinin,
Sana olan inanmışlığıma yetmiyor
Bir kere dinle beni Mualla;
Kırlangıçlar kedilere haykırıyordu aşkımızı
Ben sana dilden haykıramadan,
Onlardan duymuştun yetemeyen sesimi
Anlatmak istedim Mualla;
Çırpınırken bu pekte mümkün olmadı
Dilimin titremsi, tuttum harflerden birini
Çözüldü.. dilim ve gönül bağım
Konuşmaya başladım sonra
Baktım ki kelimlerle daha bişey anlatamıyorum
Hep yarım kalıyor söylediklerim
Daha fazlasını söylemek isterim
Ama öyle bir lisan daha icat edilmedi
Bir yarım deste zaman geçmeden
"Kederle antlaşmam" yeniden müzakere iken
Tam da şartları incelerken
Katip elimden çekmeden sayfaları
Maddelerin arasına bir gülücük sıkıştırmıştım
Olurda o gülücüğe rastlarsam özgür olabilirdim
Konuşmam bitti Mualla’m;
Şimdi de bu masadan kalkıp antlaşmayı fesedebileceğim
Çünkü rastlamayı umduğum gülücüğün karşısında oturuyorum
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.