1
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
448
Okunma
Karanlık bir gecede gecikmeli bir tren beklerim,
Yolunu bilmediğim kör yolculuğum...
Kayıp desem değilim, kaptan desem değilim;
Bu ıssız yolculuğu çekenler de kimler?
Yolunu bulmak isteyenler mi, kaybolmak isteyenler mi?
Soğuk rayların sesi, kimsesizliğin çağrısı gibi;
Yok olan sevgisizliğin, büyümek zorunda kalan
Çaresizliğin sesi...
Ağır bir yoldayım; trenim yaşlı, bense yorgun.
Ardında sıcak bir kömür kokusu, soğuk kış günlerinde...
Kim bilebilir ki varacağım yolların dikenlerini?
Kardelenler yeşermiş kar tanelerine aldırmadan;
Denizi yırtarcasına karaya koşan gemilerin haykırışıydı bu.
Göklere desen çizen bulutları göremedim,
Hele aynadaki yabancıyı hiç tanımaz bir halde yaş almaya devam ettim.
Saatin akrebini kırmışım da zamandan bihaber izliyorum,
Halbuki kum saatinin içinde dökülen benim yıllarım...
Bilmediğim halde neye dönüşecek bu kara kelebek?
Sıcak küllerin ısısı kadardı,
Soğuk metal kadar sert bir yol.
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.