11
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
681
Okunma

Görüntüde hepimiz insanız belki ve fakat ne sözümüz değiyor gönle ne de omza uzanıyor el. Biz medeniyet rüzgârı ki esiyor, dağıtıyor bizde ne varsa iyiden, güzelden yana. Kendi içimizdeki yalnızlığa hapsoluyoruz hem de onca kalabağın tam da ortasında...
Niçin üzülürsün ey gönül, insan mı kaldı
Mazinin esintilerindeki efsunlu sözler,
Emek dolu tertemiz koca yürekler
Çoktan okundu selası, artık dönmezler
Hüzne batmanın anlamı, tadı da varken
Dizleri dövmenin sana kârı mı kaldı.
Ortak kase, tahta kaşık, fazla gelirdi
Yürekler birbirini gerçek severdi
Ter tere karışırdı da beden bir idi
Sanma gönül devran döner, açar bir güneş
Kimse hakkıyla olmuyor birbirine eş
Nimet, şükür, vefa faslı kalmış masalda
Yürü bildiğin yoldan sen, hiç tasalanma.
Sevgiliyi, seveni hep arayıp durdun
Günü geceye eyledin, uykuyu böldün
Çok yoruldun, zahmet çektin, kendine ettin
Kadir bilen kul kalmadı, haydi işine
Hançeri alıp ta daim vurma döşüne.
Yunus misali özüne sarıldın durdun
Eyüp gibi sabırlarla çile doldurdun
Kah ağladın kahi güldün, sevgiyi umdun
Gerçekleri görme vakti, kaldır perdeyi
Ötelerden gelen neslin sonuncusuydun.
Çöller bile yalan olmuş, Ferhat kaybolmuş
Aslı Kerem`i unutmuş, dağlar yol olmuş
Çamların seyri kalmamış, mehtap solukmuş
Şikâyetin kime gönül, yok bir dinleyen
Aşk şarabı içip içip var mı inleyen.
Bilmezlerle gidilen yol, çıkmaz felâha
Kibrinden tasarruf etmeyen, düşer belâya
Arama bir el değsin, dostça omzuna
O dediğin nesil bitti, insanlık yitti
Ödün verme değmezlere, dik tut başını
Doğruların yanında Hak , sür git atını…
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.