6
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
551
Okunma

Yağmur geldi ıslandık, dolu vurdu saklandık
En haşin rüzgarlarını da gördük sonbaharın
Ve dalımızda eksildi o yemyeşil yapraklar
Nasıl da bakar bize gel der gibi, kara toprak.
Daha çok iş yok mu yapılacak, koşturacak dava
Varsın kalkmasın yerden karı, dondursun ayazı
Değmeyecek mi tellerine eller, duvardaki sazın
Açmayacak mı yine güller, her gelen bahara
Ve beklemeklilerimiz saymakla bitmiyor, bitmez
Yaşama yanımız da cevval ki bizim meçhul yarına.
Ne zamana denk düşecek kalkması yükün
Omuzda çürüdü artık, taşıyamaz sabırla
Mutluluğa uzanan ve beklenendir o el
Haydi artık bekletme, bilinmez ki var mı yarın
Solmak vakti gelmeden bir kez daha düşün.
Çıkarken henüz aheste nağmesiyle dilden sözler
Varsa halen zamanı son nefese denk bekler
Karası çalmadan göze ne güzeldir şu görmek
Anladığım bir şey var ki en gerçekse şu sevmek.
Ne gidenleri tutabildik şimdiye denk, ne de zamanı
Aştılar ta meçhul ötelere, hayat vermez amanı
Varsa da kalsın iki satır bizden de geriye baki
Şu insan ne garitir aslında, yaşar gider afaki.
Yarınlar isterim ki olmasın ayrılıktan yana
Kanamasın gönülde kabuk tutmuş yaralar,
Bir yol var var gidilirse birlikte sonu rahmani
Uzanan elleri çevirme gel, beklerim yanıma
Ortak bir pencereden bakmanın, adı ufuklar
Hazzı ne tarifsizdir seninle, yaşanır keyfi.
Varsın öte beri yapsınlar dedikodu, ne çıkar
Şu yüreğe değmiş ise senle o halis duygular
Tümleyeni sensin hayatın eksik yanını gel
Volkan gibi patlamanın geçmeden saati
Gölgemiz terketmeden bizi şu yaşamak kâr…
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.