1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
600
Okunma
Bir şehir sırtında halıyla gezercesine
Vurgunum kanı temiz ıslak akşamların sisine giren
Yaldızlı insancıklar arayan butiklerine
Aklın “Hey gidi dünya yalınayak nerelere kadar
tapındım!” diyen merhametinde
Alacağın olsun hayalimin sahneliğe kayırdığı cüzdanım
Öylesine bereketli geçer ki insanın üstünkörü taşralığı
Sadece orada asık suratla bekler yedi gönlün sevişenleri
Akşamın azgınlığında avuçlarımı tırmalayan beklentiler
Zırhıma aldığım yulara geçirdiğim beklentilerim
Öyle bir zevkle dolaşır ki arzularım
Şunun şurasında
Sırada beklerim kabahatim yok
Sadece bugüne arkasını dönen bir cüzdandayım
Yine de bir kitap, bir entari bir de ayakkabılık
Akıl çakır keyif olur yakınırım
Bir aydır hepsinin insafı
Gerisi bir yılda on kere gördüğüm yaldızlı gecelikler
Bir hayran adını haykırır durur
Oysa akla yobazlık arayan sınıfsal beklentiler
Bitki örtüsüne sarılır, fırtınalarda patavatsız tanınır
“Neden arzu halim bir yabani güle diken diker durur”
derim
Sarhoşluğun aklını buldum yine de
Marifet hayalime sunduğum şeffaf külotlarda
Kendimi tanımam
O kadar harikuladedir benim şehrin hayaletleri
Ha bire kulaç atar durur soylu ırkın yemiş satan
dizeleri...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.