0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
144
Okunma
Halkın bilinci kralın bilincini geçince
Yönetemez hale geldi kral ülkeyi.
Çağırdı veziri saraya
Dedi çözemeyiz artık biz bu sorunları.
Vezir dedi hangi sorunları sultanım?
Bak vezir her taraftan inleme sesleri geliyor
Yakındır bu halkın meydanlara inmesi.
Eğer isterseniz ben bu sorunu kısa bir zamanda çözerim kralım.
Ne kadar kısa bir zaman dedi kral.
Vezir elini çenesine koyup düşünüyormuş gibi yaparak
Beş dakika gibi bir şey dedi.
Bu kısa zamanda nasıl çözersin bu kadar yığılmış sorunları vezir
Deyince kral
İki yada üç dakika gibi bir sürede dedi vezir.
Hatta elinizdeki asayı fırlatın gökyüzüne
Asa yere inmeden çözülmüş bil her şeyi.
O anda vezirin yanıbaşında elinde kılıcı hazır bekleyen bir cellat.
Kral asasını gökyüzüne fırlatınca
Asanın arkasından başını çevirip baktı gökyüzüne.
Gördü ayakları ve burnu kan kırmızıya boyanmış kınalı keklikleri.
Uçup giderler ölümcül vadiye doğru.
Verilen zaman dolmamıştıki düştü asa kara toprağa.
Aynı anda yanıbaşında uzanan bir kelle.
Bumuydu oyun diye sordu kral vezire.
Sorunu ancak yaratan çözer sultanım deyip
Uzak bir yolculuğa çıkacak bir at hazırlattı.
Bu kralın son bir kez yolculuğa çıkışıydı dünya hayatında.
Yorgun kral bir su başına geldiğinde bir türkü mırıldandı.
O anda bir imparatorluk bırakmıştı arkasında.
Açtım doyamadım.
Kör oldu gözlerim göremedim.
Kulaklarımsa hepten sağır olmuştu.
Bu vesileyle hayattan bir tat alamadım.
Diye bitiyordu kralın türküsü.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.