16
Yorum
45
Beğeni
5,0
Puan
1342
Okunma
Annemin ellerimi bıraktığı yerdeyim~
Eteğimin eksiliğinde eğri bir rüzgâr
Hazan olmuş anneli mevsimler
Yüreğimin yufkasında dört kalp atışı
Kirpiklerimde göç mevsimi arifesi
İftar vakti yüreğimde bir avuç tuz
Ahh sevmişliğim,
Baş örtümde mavi boncuklu iğne
Saçlarım savrulsaydı da İsmail olsaydım
Kanımın kurusunda güher çileli kadın kokusu
Söylesene Tanrım
Gün doğmadan kadın oldun mu sen hiç yatağında
Çabuk eskildi gökyüzümden sevda kuşları
Alemin hıncına zırh oldu aklımın ak sütü
Devşirme inanmışlık
Ziyanı kâr bilmek noktasız virgülsüz
Gelinliğimin beyazına tüküresim var şimdi
Ahhh aklımın gücü yetseydi keşke
Yüreğimin fırtınalarına
Utanır oldum
Kadınlığımın kokusundan
Göçmen çiçek kokusu da varmış hayatta
Elyaf yastıkta yar kokusu
Anne işlemeli yün yastıkta gözyaşları
Kuduzla kunduzun ses aralığı
Ruhumda binlerce recm ağırlığı
Tövbem kabul olsaydı
Asla ne kadın ne de anne olmayı istemezdim.
Köklerim toprakta sanırdım
Dudaklarımda ince uçuk bir (evlat sızısı)
Çiçekler yığmayın kabirim kapısına
Ahh öksüzlüğüm
Ahh üşümeden önce titremeyi öğrenmişliğim
Yokluyorum toprağın altını üstünü
Ahh ağız dolusu küfretmeyi öğrenebilseydim keşke
Ömrümün sınıfında ders başındayım şimdi
Silemiyorum yüzümdeki beyaz tahtadan
Kara tebeşir izlerini.
Bir el atın da çıkaralım
Topuğumdaki sancı dikenini
Belki o gün kusurdan huzura eser
Ruhumdaki rüzgâr
Hüzünlükent Narin
5.0
96% (26)
4.0
4% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.