37
Yorum
101
Beğeni
0,0
Puan
2295
Okunma
Kalbimi zorlayan bin bir düşünce, gönül ateşinde kül olup yansın
Ölümle-ayrılık aynı karede, insan bu sürgüne nasıl dayansın
Ayaz mı ayaz dağlar sırt sırta, inceden inceye hicran deriyor
Gölgesine şayet küskünse toprak, ne fayda veriyor ne yeşeriyor
Umut bir başına uzak bir ülke, yokluyorsa sabrı gayrı ne deyim
Yıllardan mevsime, aylardan güne, bahara çıkmayan güzü neyleyim
Duvara asılı tozlu fotoğraf, hafızamda gün gün eksilen boşluk
Yalnızlık duygusu sinince c’ana, hatırı sayılır yokluk; sarhoşluk
Bir uçtan bir uca kesişen yollar, ağırlar göğsünde bin yıllık hasret
En derin uykuyu, içli duyguyu, âlemde âdeme gel de izah et.
Tasa etme hayat ödün vermiyor, ilmek ilmek ömrü hassas dokuyor
Şairim, bir kelam yazsam incinir, sayfalar dolusu sûkut okuyor....
Nezahat YILDIZ KAYA