15
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
1523
Okunma

Ve yine andolsun ki
Sevemedim, şaşalı hayatları halka küpeleri.
Cesur dekolteli siyah elbiseleri
Kırmızı ruj olan yalancı dudakları
İnce topuk ayakkabı ile Loş ışık altında yapmacık dansları.
Ey gönül gözüm, ey çocuk yanım.
Gözümün gördüğü, gönlümün sevdiği tek gerçeğim.
Geride bırakıp da yarına taşıyamadığım sevdam…
Hadi dön gel, yine buluşalım
Çocukluğumuzun simgesi asma köprünün altında.
Sen bulup buluşturduğun sigarayı getir,
Ben annemin mutfağından çaldığım kibriti.
Ben on altı yaşımda olayım,
Sen bıyıkları yeni terleyen bir genç on yedisinde.
Yine gizli gizli o günlere gidelim.
Ben seni yakayım sigaranda,
Sen bakışlarınla gözlerimden yüreğime ak.
Yine saklanalım tenhalara,
Üstümüz başımız eski püskü olsun.
Ben, ablamdan kalma kolları uzun hırkamla,
İçin de sana incecik sevdalar büyüten,
Saçları örgülü, kara kuru, sıska bir kız.
Sen, sırtında renkleri solmuş takım formanla,
Üşüyünce kullandığın, ama:
“Bak, ileride asker olacağım.” dediğin bereyle gel.
Tekrar ıslanalım bir avanak ıslatan yağmurla.
Haydi, yeniden saklanalım
Suları çekilmiş nehrin üstündeki tahta köprünün altına.
Kimseler bulamasın bizi.
Korkma, göğsüme sokul dediğin günlerdeki gibi yapalım.
Ne olur, yüreğinde sakla beni.
Soyunalım;
Sen gururu simgeleyen apoletlerini sök,
Ben saçlarımdaki sahte yıldızları.
Yine salkım saçak olalım.
Ayağı yalın, bacağı çıplak
Ama ne olur, biz daima çocuk kalalım.
Büyümek hiç bize göre değildi.
Sen kibir üstüne kibir tartıyorsun,
Ben güzelliğime bencillik katıyorum
#Hüzünlükent Narin
5.0
96% (24)
4.0
4% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.