3
Yorum
9
Beğeni
0,0
Puan
430
Okunma
Geçmişten
2. 6. 2009
www.edebiyatdefteri.com/siir/239844/mayis-konsun-dudagina.html
küçük bir çocukken henüz
büyürdü gözümüzde hayat
bir türlü geçmezdi gün , saat
büyük olmak , ne zaman gelecekti
koşarken var hızımızla
görmeden geçtik güzelim bahçelerimizi
söylenmemiş şarkılarımız vardı oysa
cümleler kaldı yarım yamalak
büyük yenildik
sükûn eden zamana
kısalmışken şimdi hayat
yine büyüyor gözümüzde her şey
telâşlı yalnızlğımızda
ahh, nasıl tamamlanır, yarım kalmış onca şey
her gün , belki son diyerek kuşkuyla
yeni güne merhaba demek
yazın telâşında iken daha
ölüm kokan hâzâna nasıl geldik
orman nefesini tüketmişken
dalımızdaki cılız filiz
ömür günümüzde / çiçeğe yetişemeyecek
geceler bürünmüş çehremize
yarı uyur yarı uyanık
artık son vakit / son kapıdayız
çok şeyi sevmeye geç kaldık
destur bilmeyen ölümün elleri
başımızda okşarken gümüş tellerimizi
kim kucaklamak ister ki ölümü
ahh , silinebilseydi güz izleri
dinle çocuk
benim düşlerimin rengi siyah
hayat kurşunları çizdi rengini
aşılmaz duvarlar var önünde
koyulaşır rengi gitgide /gitgide
çâresi yok /çabalamaya dermânım yok
sevinçlerini sebil dağıtma, zulanda sakla çocuk
gün gelip lâzım olduğunda
çıkarıp harcarsın, hüznüne katık
ya da benim gibi ararsın böyle
eylülü düşürme soluğuna
bir kez bile, bahçende güz gülleri derme
buzlar oluşur bazen, kırılır bir zaman sonra
akan su yoğunluğuna aldırma
hep, mayıs konsun dudağına….
Hâdiye Kaptan
c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir
MAYIS KONSUN DUDAĞINA adlı kitabımdan
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.