10
Yorum
43
Beğeni
5,0
Puan
1702
Okunma
Hak’kın yollarından, neden sapılır
Nefsin hevasına, niçin tapılır
İhanet bir kalbe, nasıl yapılır
Dillere sordum da, bilemediler
İhanet acısı, düşünce dile
Her şey yalan oldu, her şey nafile
Kendim bilemedim, bende rastgele
Ellere sordun da, bilemediler
İhanet çok ağır, çekemez gönül
Utancı üstüne, olunca ödül
Sorunca şaşırdı, üzüldü bülbül
Güllere sordum da, bilemediler
İhanet görünce, göz olur dolan
Gözden yaş aktıkça, gönüldür solan
Mevlânın aşkıyla, yanıp kül olan
Kullara sordum da, bilemediler
İhanet bir soru, mantığı yoran
Akılsız başlarda, kar ile boran
Bir büyük özlemle, belleri saran
Kollara sordum da, bilemediler
İhanet utancı, baktırmaz cama
Baykuşu öttürür, kondurup dama
Mübarek seferde, batınca kuma
Yollara sordum da, bilemediler
İhanet aslında, canın kastında
Arsız bir çakaldır, koyun postunda
Hak’ka arzedilen, mektup üstünde
Pullara sordum da, bilemediler
İhanet görünce, saçtır yolunan
Nefeste ateşler, hârdır solunan
Yürek yarasına, derman olunan
Hâllere sordum da, bilemediler
İhanet zehiri, katıyor aşa
Acı diner başı, vurunca taşa
Kırılıp yarılan, tüm baştan başa
Dallara sordum da, bilemediler
İhanet isyanı, dile dizdirir
Nehirler geçirip, derya gezdirir
Çürümüş tahtası, suyu sızdırır
Sallara sordum da, bilemediler
İhanet taş olur, sarıp yatılan
Dert olur her uyku, içe atılan
Düşmanca içine, zehir katılan
Ballara sordum da, bilemediler
Erhan DOĞANAY
5.0
100% (24)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.