2
Yorum
33
Beğeni
0,0
Puan
1099
Okunma
Uçurum kenarındaki bir köy sıcaklığından
Buzulları çözüldükçe kaynayan kaplıcalara
Çocuksuz bir lunaparka kadar
Nerelere götürdü beni
Neler neler anlattı bana
Hüzünle sevincin kolkola raks ettiği gözlerin...
Elaydı çok kere
Yeşildi bazen de
İçinin fırtınasını dışına taşıyordu sanki gözlerin
Uzunca dalıyordun yitik bir menzile
Sonra kokumu, nefesimi çekiyordun içine
Ciğerlerin patlayacak diye korkuyordum bazen de...
Telaşla izlerken yüzündeki anlık değişimleri,
Çizgilerini okuyordum bir kitap derinliğinde
Acıdan sevince
Dünden bugüne
Ve bir bilinmezliğe açılıyordu o çizgiler
Sayfa sayfa
Yol yol...
Ah be adam!
Aynaların sırlı yüzü!
Bulutlara gizlenmiş yağmur,
Şarkılarda saklanmış en acıklı tını
Şiirlerde yazılmış gizli özne
Sen miydin?
Yıllardır kapımı çalıp çalıp kaçan
Yaramaz çocuk!
Kalp hırsızı!
Maskeli Şövalye!
Sen miydin?
Yokluk günceme,
Her gün yeniden yazdığım varlığını?
Sen miydin?
Kayıp şehir!
Antik kent!
Kuşların göçü!
Apansız kapımı bastıran kara kış!
Saçlarıma düşen cemre!
Ah be adam!
Sen miydin?
Onca rüya
Onca kabus
Ve onca hayalin ardından
Usulca aralanan,
Kırık bir pencereden bakan
Gök bakışlı
Deniz yüzlü
Biraz kayıp
Biraz ayıp
Ama neresinden baksan
Adam gibi adam!
Sen miydin?
25 Mart 01:00