16
Yorum
23
Beğeni
5,0
Puan
554
Okunma

Bırakalım hayatın şu kasavetli yanını
Bakalım pencereden çok uzaklara
Nasıl da yağıyor çirkinliklerin üzerine kar
Beş dakika hayal etsem unuturum gamımı.
Bir köprü düşünün ahşaptan, derenin üzerinde
Korkulukları olsun oymadan tam ele göre
Naifçe süzülsün suları derenin ben geçerken
Karşımda karla kaplı çamlar, üstelik görkemliler de.
Ayak izleri karışsın zeminde karşı zirveye
Zamanla silinir olsun izler kar tanesiyle
Leke kalmasın yerlerde ve alabildiğine beyaz
Hayal değil mi nasılsa, yaz dostum yaz.
Ortasında kuytunun sesler tükensin
Bir tek dallarda yüklü kardan ses gelsin
Arada bir esen yelin namesiyle
Kulaklar pür dikkat, sesi dinlesin.
Birleşsin akan dereler, ilerde çay olsun
Oltalar da ellerde hazır bulunsun
Daha ağarırken tan yeri, kızılca şafak
İğneye takılanlar sazan mı iyi bak.
Demlensin bir yandan da közde çayımız
Kafa dengi insanlarla biz doğaya aşığız
Ne telefon sesi ne de araç gürültüsü
Muhabbetle dolsun gün, o gün budur kârımız.
Yükselsin ateşi közün içinde karın
Kuru dalla arada bir beslemek lazım
Belki geçer birileri de bu ıssızlıkta
O da bizdendir deyip ikramdır elzem.
Say ki uzunca dal gibi boynuzlarıyla
Fotojenik anlamda bir geyik daha
Çıkıversin azsızın kampın önüne
Kaçırma manzarayı ha, bas deklanşöre.
İşte sana masal gibi görünen bir örnek
İster hayal et onu, dilersen olur gerçek
Zor da değil çıkmak rutinlerin dışına
Biraz doğa sevgisi varsa, bulursun zaman
Özünü yakalarsın hayatın, mutlusun o an.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.