13
Yorum
62
Beğeni
0,0
Puan
1919
Okunma

İnsanoğlu yaşarken sevginin kıymet ve hikmetinin farkında değildir…
Göğe rahmet gönderirken ayrılık ayna olmakta gözümüze.
Nur yüzlü annem biz korkmayalım diye evimizin önündeki sokak lambasının ışığını söndürmezdi/söndürtmezdi...
“Işıklar niye yanmıyor”
Her bahar çağıran mukaddes sesin
ağaç dallarında nakaratı olmayan
sana doğru topuklarım üzerinde hızla yükselirken
ellerimle tutmadığım çiçeklerle süslüydü elbiselerim
asırlardır birbirimizi görmemişiz gibi
göğsümüzde yoğrulur bütün sevinçler
avuçlarınla saçlarımı koklayışın
Koştum bu baharda mukaddes sesine
deli kızın ben geldim kokla öp beni
taş duvarlarda kelebekler yok
kilitli kapıda kuşların türküsü yok
dönüp dolaşıp gözbebeklerim savrulur ırağa
bahçededir şimdi gelir sabır tutunuşum
Nefesinde ninniler uyurdu
sevdalıydı kutsal dağların fermanı
uzaklar ve hatıralar topladı
kıblemde bir şeyler eksik
eksik nur açan duaların kokusu
duymuyorum hani nerde Ümmüm diyen sesin
sandığa koydun öksüz mektupları
sürükleniyor bak suda gözyaşları…
Kuru otlara dokunan kuzey rüzgârı
boyu minnacıktı benim boyumdan
en son nerede veda etmiştik
“Cesur ol yavrum” derken
en son nerede birbirimize sarılarak kucaklaştık
heyecanla otobüse fırladığımda
nasırlı ellerinle sakladığın ağlayışların...
güneşi ısıttığın gülüşlerin vardı
Bak! Aydınlık olsun diye taktığın sokak lambamız yanmıyor
kokun milyonlarca yıl uzakta
yatağımın başında dikilen siluetinde...
Ümmühan YILDIZ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.