6
Yorum
23
Beğeni
0,0
Puan
975
Okunma


Bilirim dünyanın cevri cefâsın
Dervişin zikrini hâlden aldılar
Kıymeti kalmadı kalpte ihlâsın
Arıyı yaptığı baldan aldılar
Gönül kemâlini vurdular yere
Kurudu irfânı sulayan dere
Ne yüzle gideriz bilmem mahşere
Doğruyu yalancı kuldan aldılar
Nefsini yerlere yayan kalmadı
Nedâmet tükendi duyan kalmadı
Diliyle kalbini yuyan kalmadı
Vefâyı bindiği saldan aldılar
Herkes menfaâti eder himâye
Adalet doğruluk oldu hikâye
İltimâsla gelir şeref ve pâye
Kadıyı çıktığı yoldan aldılar
Mal mülk âyâl oldu iftihârımız
Bu gün yarın derken göçtü yarımız
Kalmadı kavlimiz edep ar’ımız
Dostu dost yolunda çölden aldılar
Neyleyim namerdin sunduğu tası
Bal içre bulunur zehirin pası
Çamur zây eylemiş aslı elmas’ı
Mansur’u giydiği çuldan aldılar
Kimse sabreylemez derde efkâra
Herkes bir birini atıyor dara
Üç günlük bebeğin kokusu yara
Sevgi muhabbeti dilden aldılar
Duyan olmaz yoksul intizârını
Yetimin gözünden akan hârını
Bülbül-ü şeydânın istikrârını
Bad-ı saba vakti gülden aldılar
Vakti olan bölmez vaktini beşe
O beşin üstünde çıksın güneşe
İnkâr-ı hakikât can vermez leşe
İbadet aşkını soldan aldılar
Makberî kibrini kaldır vur taşa
Kim hükmünü verdi göz ile kaşa
Lokma batıran var haram maaşa
Sanki bâkiliği Ol’dan aldılar
_________Makberî