5
Yorum
34
Beğeni
5,0
Puan
1058
Okunma

Cehennem
Her sabah uyanıp
Hayatta çektiğiniz acının anlamlı olduğuna inanmaktır demişim, ne yazık ki hâlâ diyorum.
Masal bu ya,
Tutkulu olmalıydı bu pencereler, bu duvar, bu sesimin eskittiği halı.
Çeşmelerden akan su söndürmeliydi , soğutmalıydı hasretin meşalesini
İşveli bir gülücük olmalıydı dudağımın kenarında sen aklıma gelince
Kadın kokmalıydı saçlarım ve tenim,kötürüm olmamalıydı hiç bir hisse.
Uyandım,
Varlık , yokluğun karnında ölü
Zehirliyor habersiz
Belki de sus sokulmuş koynuma
Sökülmüş ayın yırtığından sızıyor içime
İçim tufan çoğu vaktinde bu şehrin
Bu şehir , beni sırların ardından izleyen
Dokunmadan önce ömrüme
Yaşlıyken hep bir yanım , ölümsüzken beni seçen bakışlar,
Adım adım sürülmüşüm
Tanışmak istemediğim kadar çok sese, kalabalık sessizliğe
Ve güçsüz cümlelerle
Rutubetli yüzlere anlatmak istemişim
Sesim, kırık plakların arasına sıkışmış, boğuk, titrek
....
...
.
Susturuyorum.
------Desem ki ;Eskimiş kitaplar gibi içim, sayfaları çevirdikce Dağılıyorum
Bildiğini bilmediklerinin koynunda uyutan fikrim , sokulma
------Demek ki, hep zamansız ve geç geldiysem kapına, yaşlı ve çirkinse gözleri bahçemin
Kör bir kuytu sarmışken ruhumu
Belki de ondandır her defasında kapıyı açmayışın canıma.
......
....
...
Duydum.
Say ki, yokum.
Boşvermişler ülkesinin, boşverilmiş hükümdarı ruhum.
5.0
100% (13)