2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
745
Okunma
Bu kadar gam bu kadar ızdırap
Kara kuru kız oyuncaklarda bile yoktu
Onlar çekmemişti bunca acıyı
Ama hep zayıflardı ,çelimsiz...
İnsanoğlu ağızına bir gülümsemeyi alamadı
Küfre dönen dil lâl olup
Yakıştıramadı yerli yerince bir gamzenin üstüne bir hilal dudağı
Elmacık yanaklara akan yol bir türlü döşenmedi
Büyümüş gördük küçük yüreğimizi
Yaşamadan eskitilmiş çocuklukla beraber gömdük mutluluğu!
Siyah beyaz fotoğraf içindi tek kahkaha
Yüzümüz mahkeme duvarıydı şimdi
Oysa peluş ayıcıklardaki çizgi hep gülümserdi
Uyanırdım uyurdum hiç büzülmezdi o dudakları
Bir şeylerden bahsediyor muydu aceba
Kıvırcık esmer sarı demeden gülümsüyordu bu ayıcık
Ayrımcılığı öğreten oyunlardı oyuncaklar olmadı
Belkide birinci sınıf gruplaşmaları bu hırsı çıkarmıştı
Düşünüyorumda rekabeti ne de küçük yaşta öğrenmiştik
Geçim sıkıntısını başka omuzlara yüklediğimiz halde
Mendili kaptık ama paylaşan olmadık
Hep kaçmak, sonuna kadar hep daha hızlı!
Saklandık ama korktuğumuzdan değildi
Kendimizi en kuytu yerlerden çıkarılmayı bekleyen bir elmas sandık
Atlı karıncanın yanındaki dükkanda lastikleri atana oyuncak vardı
Atamayanların hiç gülen ayısı olmayacaktı
Mutluluk kazanmadanda gelebilirdi
Hayal kurmayı öğrenmiştik oyuncaklara hükmetmeden önce
Boş bir duvara gözlerimiz resim çizebilirmiş
Ne yazık ki körebede bile başkası kör olsun istemiştik
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.