0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
1492
Okunma

Kırk düğme misali bu sevda
Kördüğümle bağlanmış kendi delikerine
Çözmek şöyle dursun
Kesmektir tek çare
Ama yok nafile çaba illa elle tek tek çözülecek
Emir kati
Elekle su taşımak gibi
Buzda yok ki
Mevsim ise yaz
Nasıl bulunur bu derde deva
Bir akıl bekleniyor ki acil bu vaka
Deniz kıyısında tuzlu suların içindeyim
Düşlerimi eritiyorum
Çaresizliğime baktıkça utanıyorum sevmelerimden
Anadan üryanmışım gibi tüm gözler üzerimde
Ben hala kırk düğmenin ilkindeyim
Saklanmış sanki ellerim kayıp
Onsuz ben nasıl çözebilirim bu aşkın düğümlerini
Ben aşkın tadında değilim yar
Bedenimde yok aşka dair ne bir iz ne emmare
Ruhumun derinliklerinde her şey
Saklı kalmış aşka dair ne varsa
Saçlarının arasında dolanan ellerinle bak
Kaybolduğunda arama bir daha
Dolaşıyor sokaklarımda serseri bir aşık gibi
Sorularında cevaplar arayan bir derviş
Heybesinde onca yükle
Durup durur öylesine bakışlarındaki gizem derinlerde
Bir arayışın çıkmazlarında
Hangi düğümden başlasa çözümsüz
Yalın ayak bıçak sırtında yürümek
Gecenin koynunda yitip gitmek
Çıplak bakışların anlamsızlığında
Öperken uyanmak uykunun en tatlı anında
Sırılsıklam bir halde
Koynunda esir kalmışım yar
Sevdana düğümlenmiş ruhumu azat et
Buz dağlarında yitip gitmekte var
Elekle su taşınmıyor yar
Çaresizlik bu olsa gerek
Eriyorum buz gibi tuz gibi çözülüyor düğümler
Düğmeler çözülüyor bir bir.
Çırılçıplak şimdi bakışlarım
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.