Görsen daha ufacıktı, henüz on yaşında Engelliydi, aklı yoktu başında Kader aldı onu henüz on yaşında Kabri nur, mekanı cennet ola...
Ne zorluklar çekti anne ve babası Tek gayeleriydi Allah’ın rızası Gitti işte daha demeden yolun yarısı Kabri nur, mekanı cennet ola...
Can boğaza dayanmıştı saat on sekizde Eyüp öldü deyince yengem, çıt çıkmadı kimsede Şaşırmıştı millet, bir kırgınlık vardı herkeste Kabri nur mekanı cennet ola...
İlk defa gördüm amcamı böyle kırgın Bağırıyor sağa-sola "Oğlum ölmedi, bırakın!" Gitti amca, gitti, kabrini sulayın Kabri nur mekanı cennet ola...
Allah amcama da yengeme de sabır versin Böyle bir acıyı kimseye vermesin Dünya hayatı böyle işte, kim ne etsin? Kabri nur, mekanı cennet ola...
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Allahü teala rahmet eylesin,Şefeatinden sevenlerine manevi kurtuluş versin, Rabbim başta ailesi olmak üzere cümle sevenlerine Sabrı Cemil ihsan edip imanlarını artırsın Kabri nur Mekanı Cennet olur İNŞALLAH
Allah rahmet etsin mekanı cennet olsun tüm ailenin başı sağ olsun malesef bizde bu gün 45 yaşında amcamızın oğlunu kaybettik Allah hepsine rahmet etsin üzgünüm ama hepimizin sonu ölüm Allah hayırlısını versin hepimize Allah kimseyi kimseye muhtaç etmesin inşallah
İlk ve en büyük çaresizliğimiz:ölüm. Bu harikulade siirini okuyinca aklıma gelmişen yazayım buraya. Ne demek olduğunu ilk olarak dedemin ölümüyle idrak edebildiğim olay. Üstelik onunki sıradan bir ölüm değildi,intihar! Bunu açmak ne oranda doğru bilmiyorum ama bazı söylenmemişlikler yoruyor insanı zamanla. Bu haberi ilk aldığımda içimde bir tuhaflık hissetmiştim. Sanki hiç bitmeyecek sandığım bir azap bitmişti. Dedemi pek sevmezdim. Eskileri bugünde yaşatmak isterdi. Annemin de,babamın da defalarca kez onun yüzünden üzüldüklerini hatırlıyorum. O da tüm bunların farkında olduğunu bana ispatlamak istermişçesine gitti işte .Veda etti o çok sevdiği hayata ve kendisi gitti o çok korktuğu azrailin kollarına... Bu tuhaf duygunun ardından korku, merak benzeri bir şey hissetttim.Ve en nihayetinde, gerçek o soğuk yüzünü göstermişti bana. Dedem gitmemişti, bize küsüp eve kapanmamıştı ya da kaybolmamıştı, ölmüştü dedem! Nereden bilebilirdim ki dönmeyişinin beni üzeceğini. Öylesine merak ediyorum ki o anda aklından geçenleri. Dedem dinine bağlı biriydi. Biliyor olması gerekmez miydi bunun ne kadar büyük bir günah olduğunu? Ve ne ona bunu bile göze aldırabilecek kadar acı verebilirdi ki? Neyse,işte böyle dedemin bana hissettirdikleri ve daha onlarcası elbette ama anlatmaya bir gece yeter mi, bilemiyorum. Ama son olarak şunu da eklemeliyim ki, asla yapmam sandığım halde dedem için ağlamıştım. Küçüktüm ve o küçük halimle anlamış, korkmuş ve ağlamıştım. Dedemin ardından birkaç sevdiğimi daha kaybettim. Özlüyorum şimdi onları. Geride bıraktıkları her şey bana onları hatırlatıyor. Ama geri gelmeleri mümkün değil. Sol yanımda bir yanma hissi oluyor bunu düşününce. Onlara dua etmeliyim sanırım...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.