23
Yorum
38
Beğeni
5,0
Puan
2365
Okunma

Mahsuni Şerif’in Merdo Türküsüne ithafen yazılmıştır...Merdo Bozyer Köyün’den çok sevdiği bir arkadaşıdır.Kan davasından köyünü terketmiştir.Fakat köyünü çok özlemiştir.Uzun yılllar memeleket hasreti çekmektedir.Ve Mahsuni Şerif ile mektuplaşırlar.Kendisine dönmemesini tembihleyen Mahsuni’yi dinlemez memleketine gelmeye karar verir.Mmeleketine geleceğini haber alan hasımları tarafından Pınar Başında pusuya düşürülür ve öldürülür.Bu haberi Mahsuni’ye söyleyemezler köye gel diye kendisini çağırırlar.Mahsuni arkadaşının öldürüldüğünü orada öğrenir..Bir diğer Hikaye ise Merdo’nun bir kıza sevdalandığı fakat kızı köyün zengin bir yaşlısına veririler.Kızın Merdo’yu çok sevdiğini öğrenen yaşlı adam.Kıza dokunmaz kızın Pınar başında Merdo’yla buluşabileceğini söyler.Ve kızı kimsenin görmemesi bilmemesi konusunda tembihler.Ben ölünce evlenirsiniz der.Bunun üzerine kız Merdo’yla pınar başında buluşur.Bir müddet sonra onları gören kötü niyetli insanlar yaşlı adamı galeyana getirip namusunu temizle diye zorlarlar.Ve Pınar Başına sevdiğini görmek için gelen Merdo’yu pusuya düşürüp vururlar...Bu ikinci hikayenin doğruluğu kesinleşmemiştir.Ancak ilk hikayenin doğru olduğu yönünde bilgiler vardır...
yorgun çıplak ve durgun dalgalardan devrilen bakışlarınız
elasında haylaz
bir huzur bırakırdı içime
güneş saçardı
ışık ,
tutulduğum akımlarınızda sürrealist dokunuşlarınız
kirpikleriniz bandıkça menevişlerine pınarlarımın
çağlayanlarımdan fışkırır
bir masun olurdunuz
sarhoşluğumda bilseniz nasıl hastaydınız
sıcağıma tutulur
açık seçik şarkılardan sabahlarıma sızardınız
kollarımızda sırılsıklam
akşamlı şuh şakrak ebemkuşağı kaçamakları
renk çalardı
düş pırıltısından gözlerinizin
kıskanırdım
yere çalacak gibi olurdum ki tutup saçlarından
utanmadan tan gelirdi göbeğinde tanecikleriyle
salınarak geçerdi üzerimizden
budala halhallar
kokunuzda tütsülenir zavallı şuurum
lavanta ekerdi tuvalinize
işmarımı yolardım fırçanıza
heybetinizle dolaşırken öylesi
şımarırdı körfezler
yosunlanır köklerinize iyotlu polencikler sağardı
şakındı baharlar
yaz eteğini yatağınızda unutmuştu
mayıs arsızdı ya da biz hala körpeydik
boşaldık suyumuzda mevsime vurulduk
yirmi üç yaşında bir aralık sancısıydı
boşluklarımıza ayrılığı doğrayan
tüm bu yaşanılanlardan
tende harelenenlerden canım efendim
soluğunuz ininceye değin yıldızlarıma
size ,
beyaz çığlıklarımdan maviliklerinize salacağım
sonsuz bir sessizlik sakladım
yüreğinizi içtiğim yüreğimde
bir çift kanat sesinde çırpınıyor!
’’Tmolos edebiyat sayı ;81’’
5.0
100% (28)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.