4
Yorum
33
Beğeni
5,0
Puan
1750
Okunma
ah benim catulluscuğum
nietzsche’nin yaraları vardı
yalnızlık ve beyin yumuşaması
sayısız kalıntılarda
tragedya’nın doğuşuna şahit oldum
benim de yaralarım derin
kaburgama bir çivi batar
gece ve gündüz
ay ve güneş dokusu
bir intikam ki, and olsun gidip uzanıp karanlığa
bakacağım bir ırmağın derinliğine
lanetli bir ceza
bir sisifos gibi.
soppho’nun kedileri ölsün diye
pireleri yığdınız kapımın önüne
ekmek, süt değil, öldürdünüz bir gece vakti tam yüz kedimi
sonra aklanıp paklanmak için
korudunuz ruhunuzu
toprağın kucağına serilmiş ölü kemiklere bakıp
şarap içip dua ettiniz adamlarınızla !
Kedilerim öldü, ruhunuzu sikeyim sizin
mutlu üstünlükleriniz var
parlatılmış bıçak ve ağaçlara bağlanmış bez parçalarınız
muazzam fantazi ve balo davetleriniz var
kedilerimi öldürüp kledia nehrine attınız, kızıl çamurlara
ölü sazlıklara attınız.
bil ki vahşi bir kedidir kalbim artık
cehennemden geldim
shakespeare’nin trajedisinde
korkunç lago’yum ben
mutlak kötülüğün vücut bulmuş hali
ve bir kampüs dolusu polisim ben
mekik dokuyorum tan ağardığında
dönüşmüş o asil bir kedi gözüne
uzanırken kıllı gövdenizle sanma ki unutmuştum sizi
ay batar, güneş gider
boynuna doladığım kiriş havasında
bağırsaklarınızda catburg cinayetleri
ey benim catulluscuğum
sappho’nun ibnesi.
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.