24
Yorum
67
Beğeni
5,0
Puan
2556
Okunma
Bir tek şeyi merak ediyorum yalnız.
Mahşer günü Adem babamız
Nesline dönüp
“Hakkınızı helal edin” diyecek mi?
Ben böyle şeyler düşünmeyi ne bilirdim?
Eski bir şeytan içimdeki
Korkunç sayılmaz fakat insan değil ne de olsa
Öldürme kudreti ona verilmedi.
O işi bir melek üstlendi.
Ne kadar tuhaf değil mi?
Ben sadece evim. O
Evin ebedi sahibi.
Böyle olsun istemezdim.
Ben hep kaldırımdan yürürdüm.
-Ayaklarım hiç yan yana gelmezdi.
Adımlarım bitişikti ardarda.
O kadar korkardım ki teki olan bir şeyi yalnız bırakmaktan.
Ayaklarım yan yana gelince ıssızdılar.
Herkes arkasında iyi ve tanıdık bir şeyler olsun ister.
Yanında annesi de olsa.
Ansızın arkasından gelecek fenalıktan korkar herkes.-
Birinin ciğerinden tükürdüğüydü o.
Onu çiğnedim.
Şimdi mühürlenmiş bir evim
Perdesini kimsenin açmadığı.
Ahalisi o ve ben olan.
İçten dışa doğru yenmişim
Biri dokunsa göğsüme
İpek derim içine göçecek
Bomboş kalmış göğüs kafesimin.
Orada hiç ses kalmadı.
Bir tek çığlıkları
Birinin tükürdüğü eski şeytanın.
O çığlıklar da ara sıra.
Yalnız gözyaşım aktığında.
Şimdi ağlamak bile kolay değil
Neye içlenirsin için olmayınca.
Her yanım sessizlik bundan geri.
Her gece değil her gün yolculuk var
Sisli, taşlık ve ıpıslak ve içimde kaybolmuş bir vadiye.
Orayı bulmak artık zor değil.
Sessizlik elle tutulur bir kıvama eriştiğinde
Biliyorum ki yaklaştım.
Çok korkuyorum fakat
Arkama dönüp bakmıyorum bile
Biri var mı diye?
Herkes çekip gitti ve o
Birinin tükürdüğü eski şeytan
Sadece o
Benimle.
Ben balkonda tek başına asılı gördüğüm
Kazağa bile ağlardım oysa
Çünkü yalnızdır.
İçi boşaltılmıştır ve biri dokununca
İçeri göçecektir ipek teni.
İnsan kime gider kimseyi bulamayınca
Biliyordum, unuttum.
Onun da eski bir adı vardı.
Beni ilk önce o bıraktı.
Ana rahmi dedikleri karanlık heybeye.
Ben ne bilirdim nefes almak nedir
Su yuttum.
Sonra annem bir lanet okudu
Seher vakti ağladı da.
Biri daha sokuldu yanıma.
Babam kapıyı zorlarken.
Ben varken içeride.
-Ne gürültüydü o.-
Aniden ağzımın tadı değişti.
Bir annem olduğunu bile bilmiyordum.
O kordondan kalbime akan irinden önce.
Biri daha vardı yanımda.
Ben korkmak nedir ne bilirdim?
Güldüm.
Kimse hiçbir şey bilmez
Nereye gider bunca yol. Ve daha da çoğalan yollar.
Gidip gidip kendine varır insan.
Bütün kanın tekrar tekrar kalpten geçmesi gibi
Ben gidemedim.
Ağır bir dolabın altına kaçmış
Ve kendisinden ümit kesilmiş bilye gibi
Orada
Eski şeytan ve ben sessizce bakıyoruz sızan aydınlığa.
Belki bir gün o çocuk büyüyecek
O dolabı kaldıracak.
Belki birgün.
Karmakarışık mı geldi size bunlar?
Yeryüzünde karmakarışık olmayan ne var?
Benim unuttuğum, sizin bildiğiniz
O eski adın hatırına
Bir dakika düşünün
Her yıl sebepsizce ortadan kaybolan onca insan
Gerçekten neredeler?
Kimse sessizce gitmez.
Sessizce ve iz bırakmadan.
Her kaçan bulunmayı da murad eder aslında.
Çalılarda asılan şeyleri paçavra mı sanıyorsunuz
Ya da bir koyunun kuyruk kılı.
Ya biri entarisinden yırttığı bir parçayı asmıştır oraya
Ya saçından bir tutamı.
Ya geri dönebilmek için aynı yoldan
Ya bulunmak için gittiği yerde.
Hiç birimiz bu nafile çabadır deyip
Öldürmeyiz umudu.
Organ mafyası, cinnet katliamları
İnsan tacirleri
Bütün bunların kooperatifi sizsiniz.
Bütün yitikler sizin içinizde.
Ev sahibinizin ve evlerinizi paylaştıklarınızın
kimler olduğunu
Gerçekten biliyor musunuz?
Ağlıyor musunuz?
Ağlayın! Daha vaktiniz varken bunun için.
5.0
100% (38)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.