3
Yorum
10
Beğeni
4,8
Puan
1110
Okunma
Seni Roma mezarına gömsünler.
Ey çile! Yüzünde maraz alameti, benimsin artık, benimle geliyorsun,
aklından çıkmıyorum.
En bitkin oluşunu bana sal
Gecelerini gündüz yapacağım
Kışını yaz
Doğruluğun adaletinde ikilem olmaz, sığın kollarıma
Sımsıkı düşelim biz
Göğün doğusu batısı olmaz
Ben bir adam seviyorum düştü mü ayağa kalkan
Ve bir kadın, Zeynep gibi dürüst, sesi ney olan
Bir kadın, sarıldı mı gönlü huzura kavuşturabilen
Ey sevgili arkadaşım, çilem, merhabam
Aynaları kırıp özüne işleyen demir pas tutmaz ağlarsak
Kalbimiz yangınlarla yeşerecek
Sen avuçlarını sakınma rabbinden
Dileğin Trablusgarp sızısı gibi diriltsin incecik bileklerini
Korkuyla bakma geleceğin düşlerine
Pejmürdedir tanklar, paletler Ömer tahtında
Kelam edelim, eteklerini sal
Adamsın, bir vatan daha karanlıklardan geçer de adına tarih yazarlar
Kadınsın, gözlerin öyle ürkek durmasın, yüzün cennet sedası
Çıkın toprağınızdan
Aziz babın dehşetli girdaplarında
Tutunun göğe, göğe elleriniz sığmayabilir
Yemin ederken, çekirgelerin zikrinde rüzgar ulaktır duyana
Su’ya
Lema’ya
Kâinat’ta zerre kula.
Tahribatına yüzün süreyim
Ayaklarından, garbına muhabbetli mesaj
Reçetelerin sevminde tahrik ederlerse,
Dön öz acına
Seni acınla sarsın toprak
Koşsun, susamaz o deli kırat
5.0
83% (5)
4.0
17% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.