5
Yorum
13
Beğeni
0,0
Puan
472
Okunma

Minibüsün içi tam bir mahşer yeriydi!
Şevket’in feryatları minibüsün tavanını
Delip göğe yükseliyordu!"
"Yahu yalan! Vallahi yalan!
Ben bırakın kadına bakmayı
Dişi kediye bile dönüp bakmam!" diye
Nefes nefese kendini savunuyordu
Ama ne çare!
Az önce şevket’in yüzüne okkalı bir tokat atan
O bıyıklı amca, şevket’in bu "dişi kedi"
Savunmasını duyunca iyice çileden çıktı
Bıyıklarını sinirden titreterek,
Sanki yüzyılın suçunu ifşa ediyormuş gibi
Parmağını şevket’e doğru uzattı
"Ulan utanmaz!
Bir de sütten çıkmış ak kaşık gibi konuşuyor!"
Diye kükredi sonra minibüs ahalisine dönüp
O halkı isyana teşvik eden,
Kuyruklu yalan iftirasını patlattı
Ahali, dinlemeyin bu namussuzu!
Ben bunu çok iyi biliyorum!
Geçen hafta bizim mahallenin kasabının
Kedisini tekmelerken gördüm bunu!
Hayvancağız can havliyle kaçmasa
Kim bilir daha ne eziyetler edecekti pislik!
Kadına kıza musallat olduğu yetmemiş,
Mahallenin dilsiz hayvanlarına bile
Göz dikmiş bu cani!
"NEEE?!" diye feryat etti pır pırlı etekli kadın
"Hayvan düşmanı, sadist, sapık!
Her numara var bunda!"
Bıyıklı amca
Vites yükselterek iftiralarına devam etti
"Yalanım varsa
Şuradan şuraya adım atmak nasip olmasın!
Hatta durun, şimdi daha iyi hatırladım!
Bu haysiyetsiz, geçen hafta mahalle
Camisinin yardım kutusunu patlatıp kaçan,
Üstüne bir de muhtarın
Emanet kasasını soyup soğana çeviren
O azılı hırsız!"
Minibüsün ahalisi bir an duraksadı;
Camii yardımı ve muhtarın kasası lafını duyan
Ahalinin öfkesi, içerideki ateşin üzerine
Resmen benzin dökmüştü
Arka koltuktan bir teyze
Vay seni gidi din düşmanı vay!
Yetimin, fukaranın hakkını yedin demek!" ha
Diye feryat edip elindeki örgü çantasını
Şevket’in kafasına vurmaya başladı!"
Teyzenin bu feryadı,
Şevket’i iki kolundan kavrayıp koltuğa
Ters yatırmış olan o iki izbandut adamın
Son sakinlik kırıntısını da yok etti
Muhtarın kasası ve cami yardımı lafı,
Bu iki devasa adamın gözünü tamamen
Döndürmüştü.
İçlerinden dövmeli olan
Ulan!" diye kükredi, sesi minibüsün camlarını
Zangırdattı. "biz de sabahtan beri bu herifi
Basit bir etek altı röntgencisi sanıyoruz!
Meğer karşımızda iblis duruyormuş!" dedi
Diğer esmer, devasa cüsseli izbandut ise
Şevket’in tepesine bir kabus gibi çöktü
Hırsızlık mevzusu adamı çileden çıkarmıştı
"Ulan benim o yardım kutusunda helalinden
iki yüz liram vardı!
Demek bizim paralarla alem yapıyordun ha
Haysiyetsiz!" diyerek
Şevket’i oturduğu koltukta bir o yana
Bir bu yana çuval gibi silkelemeye başladı
"Yahu abiler, kurbanınız olayım yapmayın!"
Diye inledi şevket, yediği darbelerden sesi
Kısılmış bir halde
"Benim cebimde üç beş kuruştan başka
Para yok, ne kasası ne camisi!
"Allah" aşkına durun!"
Ulan hâlâ utanmadan yalan konuşuyor!" diye
Kükredi muşmula suratlı müptezel
"İnanmayın bu hırsıza!
Paraları kesin donunun lastiğine saklamıştır,
Soyun ulan sapığı!" dedi
Bu lafı duyan minibüs ahalisi büsbütün
Zıvanadan çıktı
Her kafadan bir ses çıkıyor,
"Soyun namussuzu, nidası dalga dalga
Arkadan öne doğru yayılıyordu.
Tam o esnada,
Minibüsün tabanında unutulan, davanın
İlk kurbanı piri fani amca,
Gözlerini yavaşça araladı
Minibüs ahalisi öyle kör olmuştu ki,
Amcanın ayıldığını bile fark etmedi
Hacı amca yavaşça doğruldu,
Sırtını koltuğa yasladı ve...
"Yahu ne oluyor?
Seferberlik mi ilan edildi? dedi!"
Bu lafı duyan
Bizim necla abla, üzerindeki o ağır
Cinayet şokunu bir çırpıda üzerinden atıverdi!
Gözleri fal taşı gibi açıldı,
Yerde canlı kanlı duran piri faniye bakıp
"Aaaaa! yaşıyor vallahi yaşıyor!
Katil değilim ulan, adam ölmemiş!" diye
Minibüsün tavanını delecek bir çığlık kopardı!
Ben ise dikiz aynasından bakıp..
"Oh be, en azından cinayet davası düştü!" diye
Derin bir nefes aldım!"
Necla abla, piri faninin yaşadığını görünce
Adeta üzerine çöken o kabustan uyandı ve
Gözü döndü şevket’in ahalinin altında
Ezildiğini görünce vicdanı bir anda şaha kalktı
"Çekilin ulan! Çekilin çocuğun üstünden!
Yamyam mısınız, nesiniz be!" diye
Öyle bir kükredi ki, minibüsün içindeki o azgın
Ahali neye uğradığını şaşırıp donakaldı
Tam bu esnada,
Arka üçlü koltuğun köşesinde büzüşmüş,
Yolculuğun başından beri çıtını çıkarmadan
Korkuyla olanı biteni izleyen
Üniversite öğrencisi bir kız, titreyen eliyle
Gözyaşlarını sildi
Ürkek ve korkak bir sesle necla ablanın
Arkasından seslendi
"Necla abla... abla vallahi o çocuk suçsuz!
Ben her şeyi başından beri gördüm!" dedi
Kız korkudan yutkunarak, parmağını
Kalabalığın arkasında saklanmaya çalışan
Kır saçlı, pardüsülü adama doğru uzattı
"Asıl suçlu o! O kır saçlı, pardüsülü adam!"
Diye bağırdı. "minibüs her sarsıldığında
Kadınların arkasına bilerek yanaşan,
Sıkıştıran oydu!
Hatta "hacı amcanın cüzdanını da çalacak
Olan oydu, kendi gözlerimle gördüm!" diye
Haykırdı üniversiteli kız. "
Bu söz üzerine
Minibüs ahalisi, gerçek suçluya yönelecek
O devasa linç için tam yumrukları sıkmıştı ki
Aniden şevket geçti ahalinin önüne
Hayır abiler, hayır teyzeler, durun!" dedi
Sesi titreyerek.
Bana az önce ne yaptığınızı gördünüz
Hiçbir şeyi bilmeden, araştırmadan,
Sadece kulaktan dolma laflarla,kimseye
İftira atmayın bakın beni
Burada az kalsın linç ediyordunuz
Bırakın bunun cezasını adalet versin dedi!"
Şevket’in bu çıkışıyla
Minibüsün içi bir anlığına buz kesti
Ama gözü dönmüş olan kalabalığın öfkesini
Dindirmeye yetmedi
İçerisi bir anda iki ayrı zıt kutba ayrılıverdi
Ne adaleti ulan!" diye arkalardan kükredi
Muşmula suratlı müptezel
Herifin ne mal olduğu ortada!
Karakola gidene kadar belki kaçar bu!
Bırakın, cezasını
Şurada kendi ellerimizle verelim!"
"Yahu durun bir dakika!" diye araya girdi
Bu sefer örgülü çantalı teyze..
"Çocuk haklı! az kalsın günahsız birinin
Kanına giriyorduk hepimizin gazıyla!
Bırakın polis halletsin!"
Ne haklısı be teyze!" diye bağırdı bıyıklı amca,
Şevket’e dik dik bakarak
"Bu şevket denen hırbonun da
Ne idüğü belirsiz! az önce kedi tekmeliyor diyorduk,
Şimdi başımıza adalet bekçisi mi kesildi?
Belki de bu kır saçlı herifle ortaktırlar,
Adamı kurtarmaya çalışıyor!"
Yuh be amca, yuh artık!" diye çıldırdı
Necla abla, şevket’in önüne geçip gövdesini
Siper ederek. "çocuğun yüzü gözü kan içinde
Senin yüzünden, hâlâ ortaklık diyorsun!
Vicdanın kurumuş senin!
Adamı dövdürmedi işte, karakola gidelim
Diyor, daha ne desin!"
Bize ne ulan Şevket’ten de adaletinden de!"
Diye bağırdı esmer izbandut,
Kır saçlı adamın yakasını tekrar sıkarak
"Benim iki yüz liramın hesabını kim verecek?
Karakola gidersek o para kuş olur uçar!
Ben şimdi alacağım o parayı bundan!"
İçerideki gürültü öyle bir raddeye geldi ki,
Kimin kimi suçladığı, kimin kimi savunduğu
Tamamen birbirine karıştı
Koltukların arasında resmen bir itiş kakış,
Bir arbede başladı
"Kesin ulan sesi! Kesin dedim!"
İşte geldik sonunda karakola!"
Onur Altınok
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.