4
Yorum
8
Beğeni
0,0
Puan
197
Okunma

Tam o sırada
Dış kapının kilidinden "çat" diye bir ses geldi.
Menteşeler o öfkeli kalabalığın ağırlığına
Daha fazla dayanamadı
Kapı gümürdeyerek kırıldı ve içeriye ilk giren,
Elinde kalın bir sopayla
Şevket’in babası oldu! adamın gözlerinden
Resmen alev fışkırıyordu.
Onun hemen arkasından
Necla abla cırlayarak antreyi inletti,
Arkalarından da mahallenin galeyana gelen
Gençleri odaya doğru üşüştü.
Şevket’in babası
Gözleri yuvalarından fırlamış bir vaziyette
Önce odayı, sonra karşılarında duran beni,
En son da don atlet haldeki Şevket’i süzdü
Ve avazı çıktığı kadar kükredi
— Ne oluyor ulan burada!
İyi ki iki günlüğüne köye gittik be! dedi
Daha lafını bitirmeden,
Havada rüzgar gibi esen eli tam yanağımda
Patladı okkalı bir tokatla gözümden
Resmen ateş çıktı, geriye doğru iki adım
Sendeledim babası hızını alamayıp
— Şimdi sıra sende ulan it oğlu it! dedi
Ve Şevket’in üzerine atıldı
Ona öyle bir osmanlı tokadı patlattı ki...
Şevket, tokadı yer yemez "Anam!" diye
Bir çığlık atıp uyanıklık etti;
Kendini boylu boyunca halının üstüne attı.
Gözlerini devirip,
Resmen bayılma numarasına yattı.
Tam o esnada kapıdan kafasını uzatan
Necla abla, içeride kadınları göremeyince
iyice çıldırdı, ellerini beline koyup
Kulak tırmalayan sesiyle cırladı:
"Nerede ulan o zilliler!" dedi.
"Çabuk çıkartın onları ortaya."
Tam odanın içi panik atak merkezine
Dönecekken, koridordan ağır adımlarla
Ramo girdi içeri. olayı duyar duymaz
Peşlerinden gelmişti, en son o yetişmişti
Ramo kapıda bitince mahallenin
O galeyana gelen gençleri bir adım geri attı
Ramo o heybetli duruşuyla
Gençlerin üzerine yürüdü, ve sesini yükseltti:
Dağılın Ulan!
Ne dikiliyorsunuz burada?
Hadi, herkes evine, işine baksın dedi.
Gençler Ramo’nun tersini bildiğinden,
Söylene söylene hemen dışarıya,
Sokağa doğru kaçıştılar.
Ramo kapıyı arkalarından kapatıp içeri döndü.
Bu sırada Şevket’in babası
Elindeki o kalın sopayı havaya kaldırıp
Üzerimize doğru hamle yapacaktı ki,
Ramo o heybetli gövdesiyle
Aramıza set gibi girdi babasının elini havada
Yakalayıp sakinleştirmeye çalışarak:
— Yahu amca, dur Allah aşkına,
Hele bir sakinleş, dedi
Sesini babacan bir tona ayarlayarak
Genç bunlar işte amca..
Bir cahillik etmişler, akılları bir karış havada.
Büyüklük sende kalsın, bırak vurma artık dedi.
Necla abla bu lafı duyunca
Gözlerini yuvalarından fırlatarak cırladı:
— Ne genci ayol! Ne cahilliği Ramo!
Eşek kadar adamlar yahu, ne çocuğu bunlar?
Bıyıkları bükülmüş, yaşını başını almış
Koca koca herifler! bunların cahilliği mi
Kalmış, resmen mahalle elden gidiyor! dedi
Ve aniden yerde yatan Şevket’i görünce
Necla abla bir an insafa geldi,
Cırlamayı bırakıp:
Ayol çocuk gidiyor, garibim!
Durun hemen ben mutfağa geçip tuzlu
Bir ayran yapayım şuna, tansiyonu düştü
Herhâlde diyerek mutfağa koşturdu.
Bunu fırsat bilen Ramo’nun
Gözleri parladı birden hemen Necla abla’nın
Arkasından mutfağa süzüldü
Necla abla tezgahın başında
Yoğurt karıştırırken, Ramo arkasından
İyice yanaştı güya ayran bardağı alacakmış
Gibi göğsünü Necla abla’nın sırtına yaslayıp
Dolabın üst rafına doğru uzandı.
Ve kulağına sessizce fısıldadı:
— Şuradan bir bardak alayım dedim
Necla hanım Şevket’in işi bitmiş ama
Senin kıvamın tam yerinde!"
Necla abla dirseğiyle
Ramo’yu hafifçe ittirip kıkırdadı:
Ayol Ramo, yeri mi şimdi burası?
Çocuk İçeride can havlinde!
Senin aklın fikrin nerede!
Ayol bırak Ramo, yakalanacağız şimdi
Millet hâlâ kapı pencere dışarıda
Senin yaptığına bak! dedi
Demesine Ama!!
Ramo’ya iyice sırnaşmaya başladı;
Ay sorma Ramo, dedi
Benim mutfaktaki musluk yine bozuldu ayol
Şakır şakır su akıtıyor yine
İçim kıyılıyor o sesi duydukça
Yalnız kadın olmak zor valla
Gelip şu musluğu bir tamir etsene bana
Şöyle ağız tadıyla tamir et de,
Konu komşu, bir tamirci görsün ayol dedi
Ramo kaçamak bir gülüş fırlatıp:
Yapma ya Necla hanım
Ona detaylı bir bakmak lazım o zaman
Şöyle müsait bir zamanda geleyim bari dedi
Tam o esnada, mutfak penceresinin
Hemen ardındaki bahçeden öyle bir kedi
Feryadı koptu ki, yer gök inledi!
Bahçedeki kedi adeta delirmiş gibi,
Yırtına yırtına kırnavlıyordu:
— Miyavvvvvv! Hıırrrr-Miyavvv!
— Aaaayyy! Anam, bu ne be?
Dedi Necla abla..
Resmen kırnavlıyor bu Ramo, bak hele bak!
Tövbe bismillah, Mart ayı da geçti,
Neyin nidası bu gece gece..
Ve hemen birlikte ellerinde ayran bardağıyla
İçeri, Şevket’in yattığı odaya geri döndüler.
Ramo’nun o bıyık altı gülüşünü ve musluk
Muhabbetini duyunca
Dayanamayıp bombayı patlattım,
Ramo’ya dönüp sordum:
"Yahu dedim bu nasıl bir musluk
Durmadan bozuluyor böyle?
Daha sen geçen gün yapmadın mı onu?
Ben daha lafımı bitirmeden
Necla abla çılgına döndü, ellerini havaya
Kaldırıp bana doğru cırlayarak üstüme yürüdü
Bak sen yahu!
Adımızı çıkaracak bu çocuk mahallede!
Ayol ne alakası var!
Geçen günkü banyonun musluğuydu,
Bu seferki mutfağınki!
Lafın gittiği yere bak, edepsiz!
Ağzından çıkanı kulağın duysun senin,
Terbiyesiz çocuk! dedi..
Onur Altınok
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.