0
Yorum
13
Beğeni
0,0
Puan
995
Okunma
kirpiğimin yasından sen düştün karanlığın ortasına
yine hangi sabahın boynuna
hıçkırığımı düğümleyeceğim
bu yalnızlık diz boyu bildiğin gibi değil
elini kalbinin üzerine koy
ve gözyaşlarımı dinle
gecenin hüznünde sönük yıldızlar geçimi
yıkılmış umut harabelerinde
bir uzak var ki kendimce
bize ait olmayan
ve hiç bağışlayamadığım
hatırladıkça acıtıyor içimi
hatıralarımın küllerinde ateşten gözyaşları
yitip gidiyorsun kalbimin suları çekilince
ve kundaklanıyor acın
sonsuz kere yalnızlığımın beşiğine
bir kuşun uçmasında
ve baharın o âmânsız muştusunda
bozgun vakitlerin yorgunuyum
gülüşüm mağrurlaşır
sırtımda ki bıçak izlerinde
henüz altın çağında yaşamın
ve henüz buğusunda bir ayrılığın
yüzümde hatıraların hüznü
bir kavuşma kuraklığında
ve günü geçmiş bir şiirin çaresizliğinde
kimin harcıdır yağmurları biriktirip beklemek
göğsümde çatlıyor yine bir karanfil
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.