3
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
2675
Okunma

Ne zaman ki bulursun kendini
yaralı bir kuşun kanadında
ve adını bir yoksulun muradında
o zaman aynı türkünün ezgilerine düşer kulağımız…
İşte o zaman soluklarımızda güllerin kokusu
vicdanlarımızda aynı sesin uğultusu
düşeriz yollara…
Ve veririz düşlerini onlara
Ne zaman ki anlarsın
iyilik, diline hâkim olamayanların kurduğu
basit cümlelerle bitmez
ve hiçbir cümle bir iyilik etmez
işte o zaman seninle çiçek oluruz aynı dallara…
Dökülse de yapraklarımız aynı yürekle çırpınırız…
Ve siyah olmaz hiçbir kaygımız
Kucaklarız bütün güzel renkleri
Ne devleşen öfkeler
Ne lanet nefretler korkutur bizi
Nasıl başlamışsa mavi yolculuğumuz
Öyle biter…
Ve nasıl kucaklarsa bir baba yavrusunu
öyle kucaklarız bütün çocukları
ki varsa o çocukların suçları
yerlerine çekeriz cezaları…
Nasılsa yaşarlar yaşayamadıklarımızı bizim yerimize
Yeter ki namussuzluk bulaşmasın terlerine
ve haram değmesin ellerine
Ölsek de gam değil… Ölürüz yerlerine…
Ve ölürken gözümüzde o muazzam ışıltı
bir su sesi huzurunda bitti deriz bitti
Hem de hiç korkmadan, cesaretle…
Hani yaşayanlar var ya esaretle
işte onlara inat
bağırmadan, çığlık atmadan ve sessizce
ölürüz anasını satayım ölürüz be…
İhsan Turhan / 5 Şubat 2016
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.