8
Yorum
12
Beğeni
0,0
Puan
1327
Okunma
sonsuz bilinmezlikler
derin kuyular
yokluklar
yalnızca bakabilmek
sorgusuz sualsiz
göz seçebildiğince
algısızlıkların cehalet çatlakları
göremeyişlerin
görgüsüz dangalaklıkları
hangi boyut ki bu ?
kime
neyi
nasıl
niye ?
kaç yanlış bir doğru eder
kaçıncı yanlışlarda insan
doğru sanışlarla
eğrilerine tutkun aşkları
görmeden
bilmeden
algılayamadan
anlayamadan algı yaratıcılıkları
inanışlar
ölümüne saplanışlar
yanlışlara
doğrusunu bilmeden
direnişler
yüzsüz ilahlar
siyaset sazanları
aynı sarayların farklı hokkabazları
cehaletin derin karanlığı
birbirini yiyen sünepe yaratıklar
sütü bozuk hain bozuntuları
ot’ a hakaret olur mu bilmem de
benzeselerdi keşke
yaşanır bir dünya olurdu
yeşilliklerde
her yalanın
her riyanın
her sözün ardından
tersi dillerinde insanın hası
beklersen biraz sabırla
yalanı değiştiren yalan makinası
bağlanmış otomatiğe
" değiştir " diyeni pek çok
pek de bozulur kimi
diyene de
önceki yalanları unut
biat et taze yalanlara
asla yalanları yoktur nasılsa
olur mu sorgulamak
haddine mi
sen ki
ne sefil yaratıksın
yalnızca bunu iyi bilmelisin
çek biraz yağ daha
görev verilmişse yağdanlıklara
kim’den , niye ?
velhasıl
insansız bölgelerde yaşıyor
insansız yaratıklar
oysa doğrular var yine de
değil elbet yalanda
riyada
hastalıklı kin nefret
ve ihanetlerde
sonsuzca uzaklaşmak
bu hastalıklı yalan sevdalılarından
temiz kalmış bir yer bulmak ümidini yeşertmek
belki içimizde
belki kirletilmemiş
başka bir evrende
belki bir başka biçimde …
Mert YİĞİTCAN
02 . 10 . 2015 / istanbul
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.