2
Yorum
9
Beğeni
0,0
Puan
151
Okunma
yoksul ve düşkün birisiydi besbelli
çökmüş omuzlarında yaşamın yükü
yanında aksayarak yürümeye çalışıyordu
belli ki hayat arkadaşı
çile yoldaşı demeliydi buna …
uzunca bir yolun yolcusuydu ikisi de
yetmişleri devirmişler
seksene yürüyorlar şimdi
belleri bükülmüş
avurtları çökmüş
adeta sürüklüyorlar yorgun bedenlerini
ceplerinde tek kuruş kalmamış
sefaletin dibini bulmuşlardı
evin yolunu şaşırmışlar
bilmedikleri yerlerde kaybolmuşlardı
alzhaimer böyle bir şeydi ...
yollar uzadıkça uzarken
adam usulca döndü karısına
-sen kimsin annem eve gitti mi? diye sordu.
Kadın boş boş baktı, Gözlerini süzerek,
- sen babamsın annem pazara gitti! Dedi
oysa ne anneleri ne de babaları vardı dünyada
çok yıllar olmuştu toprağa vereli
- çocuklar nerde? diye sordu adam.
-uyuyorlar… dedi kadın …
- en iyisi… dedi adam
sonra gülüştüler birlikte ...
akşamın karanlığı çöküyordu
kar tipiye dönmüştü …
Mert Yiğitcan ( Mehmet Kazım Tek )
6 şubat 2025 /İstanbul