1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1025
Okunma
ben bir merdiven korkuluğu oldum
pencereden sarkanlar güneşe sevinmesin
yalanlarla meydanı dolduran bütün sesler sermest
lakin odasında cansız sevinçlerini göğe veren
çaresiz bir sızıntıyı dinliyorum
karnaval kahverengi ve insansız sürüyor
kilisenin kapısında beyaz masalı beyaz mum
kara çarşaf kara yüzlü dev soylular
topuklarını yüceltip yalanlar söylüyorlar
nicedir mutlu olmamıştık
tenimiz güneşe hasret çırılçıplak yanıyorken
oyun vaaz eden yeşil kostüm
bize çatınızda pişirdiğiniz ekmeklerden verin
merak etmeyin biz uzanıp denizi seyredeceğiz
lakin bu martılar beyaz kalplerini suya değdirip dalga ediyorlar
ak akşam pırıl pırıl açık hava
ve sararmakta yine ruhum
hiç his vermeden dinliyorum bulduğumu
birileri öpüşerek kutsuyor anı
birileri yalansız yarınlarda kuyu
artık yeşermiş ağaçlarımızı kuşlara verebiliriz
ikimizin arasıdır tanrının uykusu
korkulu merdivenleri rahatça çıkan
ve ezgisiyle boğulan masal
biz açık havaların gülen yüzüyüz
bulutlar uzak dursun kalbimizden.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.