0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1018
Okunma
Var sen! Ağlaya dur gönül
Gölgesiz ölüler şehrinden bir adım ötede
Güneş artık eskisi gibi doğmayacak diyen kahine inat
Bir rüzgar bul kendine
Karnı hiç doymamış bir rüzgar, birazda ağlamaklı
Bütün çocuklarını kaybetmiş olsun!mümkünse
Nuh tufanından kaçıp gelsin!
Gözlerinden korku fışkırsın!
Sen kaçmaya azmettiğinde
Alnına ölüm gibi yapışsın!....
Dikenlerimi okşa! Ey sevdiğimi sandığım kadın
Okşaki çiçek açayım tanıdık ilkbaharlarda
Tanımadık bir dünya olsaydı diyorum keşke
Merak etseydim neye benzediğini hırçınlığının
Gözlerinin içindeki ela’dan biraz daha içseydim
Vurulsaydımda bir şiirimin tam orta yerinde
Yığılsaydı harflerim upuzun saçlarının bittiği o yere
Bilmiyorum gitmelimiyim şimdi,yoksa dahada sarılmalımıyım sana
Bir şiir dahamı yazmalıyım?yoksa, az sonra ölmelimiyim
Gürültüler duyuyorum.
Gök değil...
Yağmur değil...
Rüzgar hiç değil..
Kahvem soğuyor üstelik,şeker eriyor
Sana gösterdiğim o merdivenler işte orada
Göğe tırmanan
Şeytanlar tek tek düşüyor
Melekler üşüyor
Görülmüş iş değil
Kırıyorum kafatasımı,içinde koca bir ceviz
Kalbimde bir kaç çizik,ucuz atlatıyorum şeytanı
Al sevgilim!
Bu sana yıllardır hazırladığım çeyiz
Bir çift çorap ayağıma giyemediğim
Bir kuru mendil
Günahlarımı silemediğim
Birde gerçek bir aşkın yazılmamış destanı....