33
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
4077
Okunma
bu şiiri bir kartpostalın üzerinde okuyun
gökyüzünü kaplamış koyu gri bulutlar
sıkılsalar sanki gözyaşı rengi ağlayacaklar
kıyamet öncesi son yağmur gibi
bardaktan boşanırcasına
sırılsıklam.
yolları çevrelemiş açık siyah ağaçlar
bir nefes veren olsa rüzgarın estiği yönden
sökülecekler gibi tam köklerinden
dal budak salmış bir ölüm
elinizin altında.
ortada bir yol, karartılmış toprak rengi
yolda yürüyen ve giderek uzaklaşan bir gölge
boşaltılmış içi bir tabut sessizliği
isteksiz ve yokmuş gibi
hiç olmamış
kimin vedasıdır gölgenin yüreğindeki
belki senin, ne kadar da sana benziyor elbisesi
yada ben, çünkü benim bu şiirin şairi
yani ikimizden biri
belki.
ve arkada ilk bakışta görünmeyen bir ev
şiiri okudukça penceredeki sönen ışıktan anlıyoruz
demek bu kez gerçekten bitiyoruz
yaşanmışlığın bir yanı
böyle olmalı.
bu şiiri bir kartpostal üzerinde okudunuz.
şimdi altta gördüğünüz düğmeye yavaşça dokununuz
bütün seslere açık olmalı kulağınız
ben; enya’nın “only time” ı ile doluyorum
sizde yüreğinizden ne geçiyorsa
onu dinleyerek yeniden okuyun.
CEVAT ÇEŞTEPE
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.