7
Yorum
16
Beğeni
0,0
Puan
2045
Okunma

Uzun sözün kısası; kalkıyor perde, serde
Aralık kapılardan bazen ilham eser de...
Ne zaman seni düşünsem lütfun bende yoklar sine
Bilmeyerek bile olsa hüzne selam verip geçer
Yarım kalmış susmalarda başlarken yolculuk yine
Direndiğim sözcüklerden vurgun yemişini seçer
Yüreğimin dorukları anılarda karlı cephe
Bazen içimin yandığı bazen üşüdüm sandığı
Boğazıma düğümlenmiş bağrımdaki müphem şüphe
Bildiğim tek bir şey varsa yusuf yüzlüye kandığı
Dalıp giden gözlerime batarken vaktin ibresi
Çöreklenir ince sızı, hazin hazin akar damla
Hak bir sabır vermiş ise varlığın melal süresi
Hayatımın gurbetinde yaşıyorsun bende gamla
Mahkum olmak buysa eğer sevdan cana büyük dava
Adına haciz konulmuş çözmek derinden imkânsız
Vazgeçsem de yetmez cüsse bu yüzdendir bitmez heva
Ya al götür benden beni ya da bırak hepten cansız
Ötemdesin bir adımla dualarım dilde derdest
Masum olan dileklerde ilkbahar kokan sunalım
Müşerref ol iyiliğe uzan göğe doğru serbest
Kanat çırpışıma bakma senle uçamam turnalım.
Nezahat YILDIZ KAYA