7
Yorum
21
Beğeni
0,0
Puan
2325
Okunma

YÜREĞİ MUNZUR HASAN ABİM VARLIĞINA SESİNE EYVALLAH
denizide getiremedim sana
tuzuyla suları doldurup gözlerime
ellerine düşüremedim damla, damla
tiril bir rüzgarın atkısıydı bulutlar
ve erken saatte uyanmış çocuklardı balıklar
oysa
ne çok sevinirdi dağların
mor menekşelerinde
ılık bahar geceleri takılı
avuçlarında sıkardın mercanları
toprak damın duvarına yaslanmış
sarı sıcağın batısından koklardın denizi
için gemilerle dolar
martılarla söylerdin ezgileri
yosunlardan uçurtma yapar
baharat kokularından geçer gelirdim
dereye çıplak giren çocuklara özenir
dudakları tülbent giymiş kadının
were law derken
gözleriyle gel oğul demesiyle
denizin bir parçasını onlara verirdim
baharat kokusu
hiç görmediğim
Bolivya’yı hatırlatırdı bana
Midyat üstünde ağlayan gök
esmer taşlarda zıpladıkça
latin kızların
saçlarına nasıl çiçek taktığını düşünürdüm
eşkıyaların yıldız çektiği bir vakit
Zagros arasına tütün sarar
tanrıların ateşleriyle yakardım
dumanında biraz daha büyürdü deniz
mavisinde alaca gri
vurgun yemiş balıkçılar geçerdi sakallarımdan
ben sana denizi getirirken
yeniden doğardı bebekler
savaşlar biterdi belki
uzaktan el sallardı özgür Ortadoğu
sırtımdan kayar nemrut gün doğumu
ve dizlerine çöküp
gözlerimden boşaltırdım denizi
deniz sana gelinlik
memleketim ellerine kına olurdu
...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.