24
Yorum
54
Beğeni
5,0
Puan
3297
Okunma


yağmura tutulmuş kuşları kuruluyorum şimdi
ne varsa ortalıkta
onarılcak gibi değil
yapraklar kilitli
gün batımı titrek
kulaklar dolu, gözler boş
hayatın vahşi uğultusundan
bitkin düşmüş kuşlar
sesler düşer yorgun zihnime
hasret, korku ve ölüm kokar çocuklar
kan köpükleriyle kabaran denizlerde
vapurlar selamlayamaz kaptanı
kıyıda duran aşığı
martılarda olmasa çekilmez
tozlu dünyanın kâhrı
eski günlerden k/alan alışkanlık
yağmura tutulmuş kuşları kuruluyorum şimdi
toprak kirli
kemiğine kavuşamamış
efsunlu rüzgârlarda yok artık
selam olsun
dağa, taşa, toprağa, suya
hatta kuşlara
dillenirseniz helal edin
güz havası kaplayınca her yanı
çürük toprak kokar bedenler
ve ağıtlar işitilir belli belirsiz
ahh ne kolaydı sonbahar akşamında
ağlaya ağlaya yere kapanmak!
sonra durup bakmak yıldızlara
ahh ne güç şimdi
küçük acılarla beslenmek
yanık beden kokusu gibi umut
terk edilmiş ceset gibi
/bize şimdi bir ninni gerek/
5.0
100% (49)