0
Yorum
10
Beğeni
0,0
Puan
1041
Okunma
duymuyormuş gibi yapıyorum
en his ses
bir şeyler anlatıyor
ince uzuvlarını eleyip dinliyorum
dinliyorum
günler çabuk geçiyor
hem
nereye baksam boş
ağaç desen
koptu kopacak bir yaprak ile
günleri oyalıyor
karşıda bir hayli insan var desem de
hepsi bir birinden habersiz
bir fareler gözlüyor ara sıra
bir de aramızdaki sesin
uzaklaşıyor
derken yeni biri
mesafelerin en güzelini
gözlerinden düşürüyor yere
sonra nereden çıktı bu tabela
bu yol nereye gider
saat kaç
geçer mi gece treni derken
unutuyorum seni hiç sevmediğimi
el sallıyorlar
o beyaz hava ve rüzgar
kiminin eteklerinde bahar oluyor
söylemiyor duygusu dalda seken kuş
bilsen ne kadar mutlu
seninle veya sensiz
bir şey satıyor camdan bakan adam
gecenin bu saatinde sigara içip göğe bakıyor
bahtiyar sular gibi berrak
ışıltısını çalıyorum yüzünden
kederi ayaklarımın altında ezilen
başka birinin varoluşundan sana sığınıyorum
hayır
ben bu harabelerde nöbet tutmak istemiyorum
yenilmiş orduların son nefesinde
rest çekiyorum seni beklemeye
binlerce ölü arasından yüzünü iyi hatırlayan biri olarak
unutuyorum seni hiç sevmediğimi
çelişkiler gidip geliyor
aynı yerde bekleyen suçsuz bir garip gibi
kalemini oynatmaktan başka çaresi olmayan
ağlayan güz yağmurları
düşünürken kaldırımlar ıslanıyor
zor oluyor geri çekmek bu sonsuz yalnızlığı
unutup unutup uzaklaşıyorum senden
haydi bağla diyor şair
anlatmanın daha ötesi değil de ne
susup geri çekiliyoruz kalbimizdeki sese.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.