12
Yorum
26
Beğeni
5,0
Puan
6033
Okunma


zehirli bir ırmağın günden güne besleyip doyurduğu bir karanlık
bu karanlıktan çıkıp
güneşin öpücüğüyle çiçeklenip yemişe duracak gücü kendinde bulamayan
karanlığın derinliklerinde sonu gelmez bir kuluçkaya yatmaya yazgılı
ürpertilerle kaynaşan
içlerindeki yaşam içgüdüsünü uyandırmayan
sayısız insan
eğitilmemiş zihinlerinde kemikleşmiş gelenekleri
yüzlerinde amansız bir lodos sersemliği
oysa; her sözün doldurabileceği bir boşluk vardır
sözleri ürkektir, miskindir, kirlidir
gücünü toparlayıp da bir şeye kalkışamazlar
düşünceleri dilsiz, kasvetsiz, güçsüz, erksiz, kavgadan çıkmış gibi durağan
tıpkı yelin önüne katıp sürüklediği
ve götürüp çukurlara doldurduğu kuru yaprakları andırırlar
yaşadıkları bu keşmekeşlikten kurtulup ışığa varmayı denemeyen
verimsiz bir toprağın yetersiz kalan özleri
cehaletiyle ölüp gitmeye yazgılı
çalışmadan, hiçbir üretim yapmadan
bir kadeh ilahiyle zil zurna deli divanaler
tutarlı bir varlık gösteremeyen hayaletler
ölmek uyumaksa
siz daha doğmadan hiçliğe mahkum edilmişsiniz
yeryüzünden geçen bir canın yaşadığı sevinçlerin
acıların, umutların, gözyaşların ve kavgaların varlığından habersiz
dilsiz, elsiz ayaksız
ezilmiş otlardan farksız
gidin öyleyse
elle tulur gözle görülür yanınızın olması için size gereken besini vermek
soylu düşüncelerle tepeden tırnağa giydirmek isterdim
sizin de gururla sarılabileceği (niz) erdeminiz olsun isterdim
en azından karanlıktan çıkacak kadar
en azından hayasızlıktan kurtulacak kadar
uyandırmak isterdim
üzgünüm!
uykusuz gecelerimde
gelip gözlerimin önünde alay alay geçit yapmanız yordu beni
ne saptırılmış dininizi, ne dilinizi biliyorum
ne haliniz varsa görün
ben (başka dünyayla) ilgilenmiyorum
Müsadenizle
5.0
100% (27)