2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
2753
Okunma
mağaralarda ölen yarasaların gövdesinde dirilen iblisler
embesil cariyeler ve el pençe divan köleler
boynuz gibi yasalarıyla
binmişler ortaçağın sihirli halısına
oyunlar yeşertiyorlar alınlarının yamaçlarında
oklar atıyorlar
baltalar saplıyorlar devrim çınarlarına
zamanı ve mekanı fethediyor tespih şakırtıları
vucudu vahşi yaratık, örümcek kafalı
oturmuş ekmeğin ve suyun tahtına
elini baldıran zehrine banmış
kan kusturan
kaypak dudaklarında namert gülümseme
ihanete yeminli
ayaklarının altında yalandığı çanak
gergin karnını okşuyor
elleri, parmakları, güneşi söken tırnakları
haczederken ülkenin rahmini
iki mıh gibi sırtımızın ortasında gözleri
yürüsek engel oluyor
isyan etsek
sesimizi boğuyor it sesleri
dillerinin kinini, kelimelerinin kirini gördük
gördük iğrençliklerini
hangi zikir tespihinde, hangi secdede temizlenir
harama değen elleri
ağızlarında koyu siyah bir öfke
kar değil, yağmur değil, kir yağıyor üstümüze
ses hangi renkte, nefes hangi renkte
herkes veda vaktinde
elinde beyaz mendil gidiyor teslimiyete
şu feri sönmüş yıldızlara bakın, şu mavisi kirlenmiş gökyüzüne
hangi kökler kavrar, hangi dallar büyür bu hastalığın arasında
yasak düşünceler mevsimindeyiz
yaprakları ölen, üzümleri çürüyen keviz almış asma
büsbütün eriyip gitmişiz
bu zavallı kabulleniş, bu sessizlik niye
özgür olduğumuz yalan, bu acıyla kavrulan yürekler
bu devrilen yiğitler kimin öyleyse
aynalarda yüzümüzle çakışan bu yüzler kimin
bir gökyüzü, bir deniz kadar olamadık
savuramadık çığlığımızı rahatça
ucu görünüyor uzaklarda
sessizlikten sessizlik yırtan
kıyıları kasıp kavuran kasırga
çağıl çağıl hücrelerimde hissediyorum
geliyor kasvetli günler, yeni tasalar
daha başlamamış yeni yeni acılar geliyor
bu savaşın
bu karmaşanın
bu balçığın ve de kanın ortasında
soylu amaca hiçbir katkısı olmayan kalabalıklar
şu taş suratlı kalabalıklar nereye gidiyor
yönleri anlaşılmıyor lapa lapa yağan kaygısızlıktan
eyvahlar olsun
Müsadenizle
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.