2
Yorum
11
Beğeni
0,0
Puan
1357
Okunma
epeyce zihnimi kurcaladı
cama yansıyan bir ip miydi yoksa
bir ipin gölgesi mi yağınca yağmur
dün eşyaları yükleyip gittiler
güneş saçları dağınık
yarın olmuştu
hatırlamadığı bir şey için üzülecekti
eski arkadaşları girdi koluna
bir gün bir yerlerde belki
çabuk geçiyor günler
baksana yağmur
baksana tuhaf ay şemsiyeleri
bir kadının ıslak ciğerlerine giren
odalar sandalyeler ve yalnızlığı
içine çektikçe kendi nefesini duyan
kuşlar damlıyor penceresine
kanat sesleri
süsleri yağmur
sinsice gerilen ipin ucunda
mandallar dallar
ve savaş öncesi kuytu siperlerde tüfeğini bileyen ölümlerin
ölmeden evvel pazarlık ettiği vehim soruyor
yarın sıra bana gelir mi
bu senin korkuyla anımsadığın sana ait olmayan
eski zamanların uğultusu
yarın mavi
mavi ve önü
sarıl bana
sarılsana geçince yağmur.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.