9
Yorum
23
Beğeni
0,0
Puan
1301
Okunma

adsız adreslere
bilmediklerini yazıp
göndermeyeceği mektupları
susarak yüreğinde saklayandır insan
...
kırılgan yalnızlıkların
ağrılar gibi
geceleri daha çok hissedilmesi
bedenin yorgunluğundan değil
aklın ve yüreğin
baş başa kalmasındandır
kafanı suyun içine sokup
kaç dakika soluksuz kalabilirim diye
hesaplamalar yaptığında
halbuki
havayı içine teneffüs ettiğin vakitlerde
kaç gün öldürmüştür diye
sorgulamassın ömrünü
gecenin sancısında
bir istasyonun
kırık bankına oturduğunda
sadece senin beklediğini
yada senin uğurladığını düşünürsün
ki
oturduğun yerde
kimbilir kimler çığlığa vedalar gömdü
kimler kavuşma umuduyla karanlığa mıhlandı
umursamassın
bardağın içinde duran taze çaya bakıp
sonrada demi ve sıcaklığı üzerine
beklentiler kurmaya başlarsın
çayın olan sıcaklı soğumaya başlar
dem bayatlığın içinde boğulur gider
bir bardak çayın değerini bile harcarsın
sonra yenisini doldurup
yine başlarsın
elindekine ihanet etmeye
düşlerin tualine yaptığın sevgiliye
gökkuşağı renkler bağışlarsın
sonra başlarsın paramparça şiirlere
özlem virgül
yalnızlık virgül
sevda virgül
ve
aşkı
üç nokta koyup
uğruna kavgalar bilenmişi
gömerek
düş kırıkları mezarlığına
çekip gidersin apansız
...
sahipsiz bir lisanda
devrik cümleler kurulan
düşük kelimelere benzer insan
çoğu kez anlamı olmayan
basit sözcükler içinde dağınık duran
...!