1
Yorum
10
Beğeni
0,0
Puan
972
Okunma
karanlığın olan biteni sakladığı
kim bilir hangi duvarın önü
sonra bir ev sarı ışıklarını sarkıtır kalbime
biraz pencere mi desem
ay ışığının kelebeklere yol gösterdiği
yaprakların kuruyan endişesinde
gölgesiyle konuşan bir ağaç olurum bazen
duygusunu tuttuğum durgun yaz akşamlarının
geçmeyen vakitleri sarılır
saçların öyle güzel kokar ki
yorulup taşlara otursam gözlerim bir an
dalgınlığın yumuşak rüyasına kapılır
belki bir karınca geçer yolumuzdan
belkide anlam veremediğim garip bir gölge
ve içinde duygularıma eşlik eden sonsuz saatler
şefkat hissiyle alevlenirken
dokunurum dudaklarına
arka kapısını aralayan bir ayrılık şarkısı geçer
eğip bakışlarımı hüzünlenirim yeniden
ne olur böylesine sevmişken uzatarak tutkularımı
kaybolsam
hatırlamazsın bana değen göz uçlarını belki
bir gül gibi arkamda duran dal
gök yüzünden yarınlarını istiyor
başını göğsüme dayanmışken
sana ulaşmadığına inanmak istemiyorum sözlerimin
beni sev
sev
sevgiyi dinle
yalpalayan ışıkların arasından
aramızı ısıtan sonsuz geceyi.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.