21
Yorum
49
Beğeni
0,0
Puan
3340
Okunma

I.
Çaputlar bağladım; dallarına aşk ağacının,
hiç yokken aklımda, dilekler tuttum.
Ölüyordu; aşklar, canlar, gelecekler, emekler,
umutlar, uçurum kenarı yalpalayışlarda
biz, kapısı açık aşk.
Çaputlar bağladım; aşk ağacının dallarına, kan
içinde umut, delilikte akıl, yoksullukta ekmek,
çölde su, karanlık gecede yıldız, esarette hürlük,
dilekler tuttum gök başak.
II.
Sustun; soluksuz ciğer, telleri kopuk keman
içimde, ferini yitirmiş ışık, sesi çalınmış ağız,
hızı kesilmiş topaç gibi düştü ıssızlığıma, yönsüz
göç katarıyım, ünle, günsüz doğmasın, ölümün
elinden almaya çabaladığım cenin, ünle bir kez.
Sustun; kurt ulumalarına asılmış zamanlara
içimde, anasını yitirmiş ceren, köresi darmadağın
karınca, güneşsiz gün, kardelen fidesi; aç ve çıplak
karlar altındayım, ısına, ışığına muhtaç, ünle,
donmasın yumurtası çatlayan serçe yavrusu, ünle bir kez.
Ünle; yarılsın gece, ılgar koşsun içimdeki başıbozuk
yılkı sürüsü, patlasın tomurcuk, gülsün yoşumuş
kuşluk, yaksın güneş aşkla alarmış yanaklarımı,
ünle, adım karışsın sesine tenha dağ başlarında,
ünle, duyulsun dalga sesleri içimin yamaçlarında.
III.
Direndim; sessizliğine iç sesimle, kalktım
ayağa yeniden, defalarca çarpıp düştüğüm duvar
diplerinde, hereğim; umudu delice sevmenin,
kalktım kesik bir baş gibi vurulduğum yerden,
kondum yeniden gövdemin üstüne, direndim.
Sancak oldu kalbim, sen dolu, ölmedim vuruldukça,
teslim olmadım onca acıya, ağıdım kendim,
konuşa konuşa yokluğunla, direndim.
IV.
Kaygılar büyütüyorum; sevgiler, endişeler, saygılar, acılar
ülkem için, sevdiklerim, insanlar ve dünya için.
Çocuklarımız ve gelecekleri için, kararan göğümüzde.
Açlar, ölenler, ayın karanlık yüzünde kalanlar, hastalar, aşklar için.
Uzadıkça kökleri, yırtılıyor tutunduğum toprak
kırarak uzattığım sürgünleri.
V.
Gözlerinle yıkadığın mektuplarda;
eli kolu bağlanmışlık ve dudaklarınla
mühürlediğin harfler kurumadan, bilmeliydim
kalbime çivilediğini kalbini, tutturduğunu ömrünü
ucuna ömrümün, sessizliğinde
üç yüz doksan yedi sensizliğin.
Sen suskun, ben çığlık çığlığa
katlettik varımızı, birbirimize
adanmış baharımızı.
VI.
Ben ki; sevda yorgunu gönül, kimsesiz
derviş, tek tanrıçalı bilinmeyen o dinin
evvel-ahir sadık tek inanırı, tapınağı varlığın.
Gelecek damgalı iğnelerin yurdusunda
sıkışmış, gülmeyen ilkyazların görünmez
sürgünlerinde kırk karanlık yıl saklı kalmış.
VII.
Önce zarf ve bir ömür
harf aşkıydı bizimki, göz ve söz salt,
başladığınca yürüyen kervan.
Kırk yıl beklenen balayı, biriktirilmiş
sevgi sözleri, bedenimizden
taşan özlem, ruhumuzu
saran sel, kutsadığımız
tören, yarattığımız tarih, bize
ayrılık oyunu oynayan kör, geleceğimize sağır
talih, harflerden ibaretti, sadece
yazdık, yazgının adıyla.
Ne bildiğimiz dil yetti anlatmaya
ne geçen zaman yaşamaya.
Uçtu sözler; ömrümüzün kutsanmış hazinesi
saydık, sakladık mektuplarımızı,
tersini yapmalıydık, yaktık hayatlarımızı.
VIII.
Kirletilip gömülmeden imkânsız ilişkiler mezarlığına,
adı aşk kalsın, gidelim.
Gidelim mahcup ve mavi vahalarına ıssızlığımızın,
anlattığım masala inan.
Ya da öyle san.
Zansız; vuslata değil, aşka inandım.
XI.
Yaşadı; sözlerimizde, aklımızda, anılarımızda
uzak ve çıplak, teni var mı aşkın hiç sorulmayacak.
Tükeneceğiz, bütün sorular susacak.
MGA
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.